KAYNAK
ESERLER
Mebsut (1989 m. Beyrut b.): Şemsül Eimme Ebu Bekr
Muhammed Serahsi
Hidaye (1956 m. Kahire b.): Burhanüddin
Merğinani
Dürer (1956 m. İstanbul b.): Muhammed
b. Firâmuz Molla Hüsrev
Fethülkadir (1977 m. Beyrut b.): Muhammed
Kemal İbn-i Hümam
İnaye (1977 m. Beyrut b.): Muhammed
Ekmelüddin Baberti
Bedâyi (Beyrut b.): Alaüddin
Ebu Bekr b. Mesud Elkâsâni
Cevhere (1311 h. İstanbul b.): Ebu
Bekr b. Ali Elhaddâdi
Mektubat: İmâm-ı Rabbâni
Müceddidi Elfisani Ahmedi Fârûki
Serhendi
Bahrurraik (1993 m. Beyrut b.): Zeynüddin
İbn-i Nüceym
Fetevayi Hindiye (1991 m. Beyrut b.): Mevlana Şeyh Nizam
İhya (1332 h. Mısır b.): Huccetü’l
İslam İmâm-ı Gazali
Reddülmuhtar (1992 m. Beyrut b.): Muhammed Emin İbn-i Abidin
Hediyyetülalaiyye (İstanbul b.): Muhammed
Alauddin b. İbn-i Abidin
Mezahib-i Erbaa: Abdurrahman
Elcezîri
Büyük İslam İlmihali: Ömer
Nasuhi Bilmen
Mukayeseli İslam ve Osmanlı Hukuku: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz
Emanet Ve Ehliyet
Büyük İslam İlmihali
Istılahatı Fıkhıyye Kamusu
MEZHEBİMİZİN KAYNAKLARINI OLUŞTURAN KİTAPLAR VE KISIMLAR
Zahirurrivaye kitapları:
Mezhebimiz ulemasının meseleleri üç tabakaya ayrılmıştır.
1- Usul meseleleridir.
Bunlara Zahirurrivaye derler ki mezhep sahipleri olan Ebu Hanife, Ebu Yusuf ve
Muhammed’den rivayet edilen meselelerdir. Bu zevata İmâm-ı Züfer, Hasen
bin Ziyad ve diğer birkaç imamda katılır. Lakin ekseriyetle şuyu bulduğuna
göre zahirurrivaye denilince üç imam anlaşılır. Zahirurrivaye kitapları
İmâm-ı Muhammed’in altı kitabıdır. Bunlar: Mebsut, Ziyadat, Camiussağîr,
Siyerussağîr, Camiulkebîr, Siyerulkebîr isimli kitaplardır. Bu kitaplara
zahirurrivaye denilmesinin sebebi Muhammed’den mevsuk zevat vasıtasıyla
rivayet edildikleri içindir. Bu kitaplar İmâm-ı Muhammed’den ya tevatür
yoluyla yahut şöhret tarikiyle rivayet edilerek sübut bulmuşlardır.[1]
İmâm-ı Muhammed’in sağîr vasfiyle te’lif ettiği eserlerini Ebu
Yusuf vasıtasıyla İmâm-ı Azam’dan, Kebir vasfıyla telif ettiklerini ise
doğrudan doğruya İmâm-ı Azam’dan rivayet etmiştir.[2]
İmâm-ı Muhammed’in 999 kitap yazdığı söylenir.[3]
2-Nevadir meseleleridir.
Bu meselelerde
mezkur imamlarımızdan rivayet edilmişlerdir. Ancak yukarda isimlerini saydığımız
kitaplarda mevcut olmayıp, ya İmam-ı
Muhammed’in Keysaniyat, Haruniyat, Curcaniyat ve Rukkiyat gibi eserlerinde
yahud İmâm’ı Muhammed’den başka bir zatın kitaplarını nakledilmişlerdir.
Meselâ Hasen bin Ziyad’ın “Muharrem” namındaki eseri bunlardandır.
Bunlara Zahirrurivaye adının verilmemesi evvelkiler gibi sahih ve sabit
rivayetlerle nakledilmedikleri içindir. İmâm-ı Ebu Yusuf’tan rivayet
edilen “Emali” namındaki kitaplarda nevadirden sayılır. Emali imlanın
cemisi olup imla ise alimin ezberden söyleyerek yazdığı şeylerdir. Bunları
talebeler yazar.
3.Vakıattır.
Bunlarda muteahhirin müctehiderinin kendilerine
sorulanlara yukarıda isimleri sayılan kitaplarda bulunmadıklarından istinbat
ettikleri meselelerdir. Mutaahhrin müctehidlerinden murat İmâm-ı Ebu
Yusuf ve Muhammed’in eshabı ile onların eshabının eshabıdır. Onların
fetvaları hakkında yazılıp elimize geçen ilk kitap Fakih Ebu Leys’i
Semerkandi’nin “Kitabünnevazil” idir. Ondan sonra ulema başka kitaplar
telif etmişlerdir. Mecmuunevazil, Natıf’in Vakiât’ı ve Sadrı Şehid’in
Vakıât’ı gibi. Daha sonra gelen fukaha bu meseleleri birbirinden ayırmayarak
karışık yazmışlardır. Kadıhan’ın Fetva’sı ile Hulasa isimli kitap
ve diğerleri böyle yazılmıştır. Fakat bazıları ayırmışlardır. Meselâ
Radıyyüddin Serahsi’nin “Kiatbülmuhıt” ı böyledir. Evvela usul
meselelerini sonra nevadir’i sonra fetvaları sıralamıştır. Hakim-i Şehid’in
Kafi’si mesaili usul kitaplarındandır. Bu kitap mezhebimizi nakletmekte
muteber bir kitaptır. Bunu ulemadan bir cemaat şerh etmişlerdir. Şemsüleimme
İmâm-ı Serahsi bunlardandır. Serahsi’nin kitabı “Mebsutu Serahsi” namıyla
meşhurdur. Allâme Tarsusi “Serahsi’nin Mebsut’u öyle bir kitaptır ki
onun muhalifiyle amel olunmaz” dedi. Müntekâ da Hakimi Şehid’in kitabı
olup mezhebimizin kitaplarındandır. Lakin onda bazı nevadir mevcuttur.
İmâm-ı Muhammed’den rivayet edilen Mebsut nushaları çoktur. En meşhuru
Süleymanı Cürcani’nin Mebsut’udur.[4]
DÖRT MEZHEP VE HANEFİ İMAMLARI
HAKKIN DA KISA BİLGİLER
İmâm-ı Azam Ebu Hanife Numan bin Sabit
Adı
Nu’man, babası Sabit’dir. Ehl-i Sünnet İmamlannın birincisi olup İslam
Şeriatının büyük bir rüknüdür (dayanağıdır). Yüksek nesebleri İranın
büyük bir hanedanına çıkar. Büyük babası Islam dinini kabül etmiştir.
Hicri 80 tarihinde Küfe’de doğmuştur. Eshab,-ı kiramdan Enes ibni
Malik, Abdullah Ibni Ebi Evfa, Sehl İbni Sa’d Sa’idi ve EbüI Fadl Amir
ibni Vasile’ye yetişmişse de hiç biri ile görüşememiştir. Fıkıh
ilmini Hammad ibni Ebi Süleyman’dan aldı. Tabiinden pek çok zevatla mülakatkat
etmiş ve İmam Cafer-i Sadık ile görüşerek hadis dinlemiştir.
Fevkalade
bir akıl ve zekaya sahib olduğundan, kısa bir zaman içinde fıkıh’da
eş ve emsali bulunnuyacak bir dereceye gelmekle şöhreti Alemlere yayılıp
Emevilerin son meliki Mervan ibni Muhammed zamanında kendisine Küfe kadılığı
teklif edilmiştir. Hazret-i İmam’ın zühd ve takvası da ilim ve zekası
gibi üstün bir mertebede olduğundan, kul haklarından. sakınmak gayreti
ile, bu kadılık görevini kalbul etmiyerek reddetmiştir. Bunun üzerine
kendisine kadılığı teklif eden Irakayn valisi Yezid ibni Ömer
Fezari’nin emri ile başına yüz on kamçı vurulduğu halde yine kabul
etmemekte ısrar etmişti. Daha sonra hilafet, Abbasilere devredilince Ebu
Cafer Mansur tarafından Bağdad’a getirtilerek yine kendisine kadılık görevi
teklif olunmuştu. Bu teklifi de kati olarak reddeylemişti. İlk olarak fıkhi
bablara bölerek yazan. Feraiz ve şurut kitablarını ortaya koyan İmamı
A’zam hazretleridir. Hayatlarına ve yüksek meziyetlerini tahlile dair
pek çok eserler yazılmıştır. Çok sayıda talebe yetiştirrniş ve
aralarında İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed, imam Züfer gibi müctehidler
de çıkmıştır, Yetmiş yaşında oldukları halde Hicri 150 tarihinde Bağdad’da
vefat etmişlerdir.Rivayete
göre Ebu Cafer Mansur tarafından Kadı’l Kuzat görevinden de kaçındığından
zindana atılmış ve her gün on kamçı ilave edilerek döğülmüş ve
kamçılann sayısı yüze varınca kamçı te’sirinden ölmüştür.
Yeryüzündeki müslümanların çoğu İmam-ı A’zam’ın mezhehine bağlıdır.
Osmanlılar devrinde devletin resmi mezhebi de Hanefi mezhebi olmuştur. Bağdad
şehrinde bulunan ve ilk olarak Selçuki Sultanı Melik Şah’ın veziri Şerefü’l
- Mülk tarafından inşa edilen türbesi. Osmanlılar tarafından tamir
edilerek süsIenmiştir
Ebu Yusuf
İmam-ı
A’zam hazretlerinin en meşhur ve en büyük talebelerindendir. Adı Yakub,
babasının adı İbrahim’dir ve ensardan’dır. Hicri 113 yılında doğdu.
Büyüyünce ilk olarak hadis-i şerif rivatyet etmekle meşgul oldu. Sonra
İbni Ya’la’dan fıkıh öğrendi. Daha sonra İmam-ı A’zam Ebu
Hanife hazretlerinin derslerine katılmış ve güzide talebesi olmuştur.
Fakih, Alim ve hafızdı. Asrının fıkıh ilminde en ileri geleniydi.
Rivayet edildiğine göre bir işitmekle elli altmış hadis-i şerif
ezberlerdi ve sonra kalkar insanlara yazdırırdı. İmam-ı A’zam mezhebi
üzere ilk kitab yazıp her tarafa neşreden o olmuştur. İmam-ı A’zam
mezhebinin te’yid ve ebedileşmesindeki fazilet İmam Ebu Yusuf
hazretlerine aittir.
İmam-ı Muhammed
Babasının
adı Hasan’dır. Hicri 122 yılında Irak’da doğdu.Kufe şehrinde büyüdü,
birçok hadis alimlerinden hadis-i şerif tahsil etti, Daha sonra İmam-ı
A’zam Ebü Hanife hazretlerine mülaki olarak ondan da fıkıh öğrendi.
İmam-ı A’zam vefat ettiğinden derslerinde fazla bulunamadı. Daha genç
yaşta olduğundan Ebü Yusuf’un derslerine katıldı ve gerekli ilmi
ondan aldı. Akıl ve zekası çok üstündü.
Hatta Ebu Yusuf zamanında bile Hanefilerin baş vurduğu bilgin olmuştu. 990 kitab yazmış olduğu nakledilir. Hepsi de dini eserlerden ibarettir. Hesap ilminde de çok mahirdi. Halife Harun Reşid tarafından kadılık görevinde istihdam edilmiş ve beraberce Horasan’a yaptıkları bir seferde hicri 198 tarihinde REY şehrinde vefat etmiş ve orada defnedilmiştir.
Allah
hepsimden razı olsun Amin...
İmâm-ı Züfer bin Hüzeyl.
İmâm-ı Azam’ın kendisine büyük teveccühleri vardı.
Doğumu hicri 110 vefatı 158 (Basra) dır (ra).
İmâm-ı Hasan bin Ziyad.
Doğumu hicri 116 (Küfe) vefatı hicri 204 dır (ra).
İmâm-ı Muhammed bin İdris Eş-şafii.
İsmi
Muhammed olup dört mezheb imamlanndan biridir. Hicri 150 tarihinde ve bir
rivayette İmam-ı A’zam hazretlerinin vefatı gününde, Gazze’de doğmuştur.
İki yaşında iken Mekke-i Mükerremeye götürülerek orada ilk tahsile
başladı. Sonra Medine’ye göç ederek burada İmam Malik ibni Enes
hazretlerinden ilim tahsil etmiş olup zamanında fıkıh, hadis, lügat,
edebiyat ilimlerinde emsali yoktu. Aynı zamanda takva ve salah bakımından
eşi yoktu. Yine dört mezheb imamlanndan Ahmed ibni Hanbel, talebeleri cümlesindendir.
195 tarihinde Bağdad şehrine giderek orada iki sene kaldıktan sonra Hac
niyyeti ile Mekke-i Mükerremeye dönmüş, bir ay kaldıktan sonra Mısır’a
gitmişti. Geri kalan ömrünü orada ilim tedris etmekle geçirmiş ve 54
,yaşında olduğu halde 204 tarihinde vefat etmiştir. Usül-i fıkıh hakkında
ilk eser verendir. Hadis-i şerif üzerine Es - Sünen ve El - Müsned
isminde iki kıymetli eseri vardır. Abbasiler devrinde Şafii mezhebi Mısır,
Şam, İrak, İran ve Horasan’da yayılmışken sonradan bu mezheb
salikleri azalmıştır. İslam Alimleri’nin çoğu Şafiidir. Hanefi
mezhebi sonradan genişlemiş ve salikleri çoğalmıştır.
İmâm-ı Malik bin Enes
Babası
Enes’dir. Dört imamdan biri olup hicri 95 tarihinde Medine-i Münevvere’de
dünyaya gelmiş ve kıraet ilmini Nafi’den almıştır. Sahabeden Sehl ibni
Sa’d (R.A.) hazretlerine yetişip tabiinden olduğu rivayet edilir. Abdullah
ibni Ömer (radıyallahü anhüma) hazretlerinin azadlılanndan olan Zühri’den,
Nafi ve diğer büyük Tabiin alimlerinden hadis-i şerif dinlemiş ve ilim
tahsil etmişti. Fıkıh, Hadis ve Tefsir ilimlerinde o derece ilmi vardı ki,
çok kere hocaları ondan mesele sorarlardı. Zamanında fetva işi ona bırakılmıştı.
Hadisi şerif nakledeceği zaman abdest alıp, tam bir vekar ve hürmetle diz
çöktüğü; Medine-i Münevvere dahilinde ömrü boyunca hayvana binmediği ve
diğer muamelatında da fevkalade hürmetkar bulunduğu rivayet edilir. 1447.
hicri tarihinde haksız olarak kendisinden istenen bir fetvayı vermediğinden
70 kırbaç vurularak döğüldüğü ve daha sonra Abbasilerden Ebu Cafer
Mansurun amcası Cafer ibni Süleyman tarafından da döğüldüğü mervidir.
179 tarihinde Medine’de vefat etmiştir. Hadis kitablarının en eskisi olan
El - Muvatta’ı yazmıştır. Mezhebi Kuzey Afrika’da yayılmıştır,
İmâm-ı Ahmed bin Muhammed bin Hanbeli.
Dört
mezheb imamlarından biridir. Babası Merv’li olup zevcesiyle birlikte Bağdad’a
gelmişti. Kendisi hicri 164 tarihinde Bağdad’da doğmuştur. Bir
rivayete göre de Merv’de doğup memede olduğu halde Bağdad’a gelmiştir.
İlim tahsilini bitirdikten sonra Mekke, Medine, Şam, Yemen, Basra, Kufe
gibi beldeleri gezerek zamanın meşhurlanndan hadis-i şerif dinleyip
toplamıştır. Buhari, Beğavi, İbni Ebi Dünya gibi şöhretler
kendisinden hadis-i şerif rivayet etmişlerdir. İmam-ı Şafii’nin
talebelerindendir. İmam Ebü Yusuf’un ölümünden ve İmam-ı Şafii
hazretlerinin Mısır’a gitmesinden sonra Bağdad’da kendisinden büyük
muhaddis ve fakih yoktu. Hadis ilmine dair El - Müsned adlı eseri yazmıştı
ki, o zamana kadar yazılanların en büyük ve en mükemmeli idi. Kur’an
mahluktur, demediğinden 220 tarihinde dövülerek hapsedilmişti. 241
tarihinde Bağdad’da vefat ederek cenazesinde seksen bin erkek ve altmış
bin kadın hazır bulunduğu rivayet edilir. Zühd ve takvası ilmi kemaline
uygundu.