Zekât Nasıl Ödenir?
Zekâta tâbi olan altın, gümüş, hububat, ehlî hayvanlar ve ticaret
mallarının zekâtı, kendilerinden vermek suretiyle ödeneceği gibi, kıymetlerini
vermek suretiyle de ödenebilir. Bu hususta zekât sahibi serbesttir.
Binaenaleyh bir kimse altının zekâtını altın olarak ödeyebileceği
gibi kumaş, zahire, gümüş olarak da ödeyebilir. Şu kadar var ki bu hususta
fakirler için daha faydalı olan ciheti tercih etmek evlâdır.
Nisab miktarında olan bir malın zekâtı, daha sene dolmadan ta'cil
edilerek fakirlere verilebilir. Çünkü vücubun sebebi olan nisab bulunmuştur.
Müeccel olan, yani, ileride verilmesi gereken borcu ise ta'cil etmek câizdir.
Fakirlerin lehine harekettir. Fakat mal nisab miktarında değil ise ta'cil câiz
olmaz.
Nisab miktarındaki bir malın, birkaç senelik zekâtı birden verilebilir.
Sene sonunda bu miktar mevcut ise, zekâtları verilmiş olur. Eksilmişse,
verilen fazla zekât nafile sadaka yerine geçer. Artmışsa aradaki farkın zekâtı
verilir.
Çoluk çocuk sahibi bir fakire zekât verildiği zaman verilen zekât
miktarı, bu aile ferdlerine bölündüğü takdirde herbirine nisab miktarı düşmezse,
verilen zekât nisab miktarı sayılmaz. Böyle ödemelerde kerahet yoktur.
Zekât sayılmak şartı ile bir fakiri evde oturtmak zekât yerine geçmez.
Çünkü bunda fakire temlik yoktur.
Ticarî ortaklıklarda malın yekûnu itibar edilerek her ortak mükellef
tutulmaz. Her ortağın hissesine düşen miktar nisaba ulaşıyorsa, her
birinin zekât vermesi gerekir. Hissesi nisab miktarına ulaşmıyan ortak, başka
malı yoksa zekât vermez.