Zekât Vermekle Mükellef Olmanın Şartları Nelerdir?
Bir kimsenin zekât vermekle mükellef olması için bâzı şartlar vardır.
O şartlar da şunlardır:
1 - Zekât verecek kimse müslüman, âkıl ve bâliğ olmalıdır. Gayri
müslimlere, mecnunlara, bulûğa ermemiş çocuklara zekât farz değildir.
İmam-ı Şâfiî'ye göre çocukların ve akıl hastalarının malları var
ise, o mala zekât düşer. Verme işini de velileri yerine getirirler.
2 - Zekât verecek kimse, havâyic-i asliye denilen zaruri ihtiyaçlarından
ve bir de -eğer varsa- borcundan başka nisab miktarı veya daha fazla bir mala
sâhip olmalıdır. Nisab miktarı kadar malı olmayana zekât düşmez.
Nisab, zekâtın farz olması için şeriatın tâyin ettiği mal miktarıdır.
Bu miktar; maldan mala değişir. Bunu ayrıca göreceğiz.
3 - Zekât lâzım gelmek için, malın nemâ, yâni, büyüme ve artma
kabiliyeti de olmalıdır. Altın ve gümüş para ve ziynetler, ticarette kullanılan
herhangi bir eşya veya hayvan zekâta tabi olduğu gibi; neslini çoğaltmak
veya sütünü sağmak için kırlarda otlatılan hayvanlar da zekâta tâbidir.
Çünkü bunlarda nemâ vardır.
4 - Zekâtı verilecek mal, sâhibinin bizzat elinde olmalı, yani sahibi
malına tam mâlik bulunmalıdır.
Binaenaleyh kocasından mehrini almamış bir kadına, o mehirden dolayı
zekât lâzım gelmez. Rehindeki bir maldan dolayı da zekât gerekmez. Zira o
mal, bir borca karşılıktır. Mala tam mâlikiyet söz konusu değildir. Aynı
şekilde borçlu kimse, borcuna karşılık olan bir malından dolayı zekât
ile mükellef olmaz.
Yolculukta olan bir kimse, malının zekâtıyla mükelleftir. Zira malı
yanında değilse de, bir vekil veya nâible malında tasarruf edebilir.
5 - Zekâtı verilecek malın üzerinden tam bir sene geçmiş olmalıdır.
Buna havl-i havelan denir. Çünkü bu müddet içinde, malın nemâsı = artması
ve kıymetlenmesi tahakkuk eder.
Nisab miktarı, hem senenin başında, hem de sonunda bulunmalıdır. Bu
miktarın sene içinde muvakaten eksilmesi zekâta mâni değildir.
Zekât hesâbında esas olan kamerî senedir ki, bu da 354 gündür.