Müellefe-i kulûb:
Kendisine zekât verilmek suretiyle, kalbleri İslâm'a karşı yumuşatılmak,
zararsız hâle getirilmek veya dinde sebat ettirilmek istenen kimselerdir.
Müslümanların sayılarının az, güçlerinin zayıf olduğu ilk
zamanlarda bu sınıf, Müslümanlığın yayılmasında, müşriklerin zararsız
hâle getirilmesinde ve zayıf îmanlı yeni müslümanların îmanda sebatlarının
artırılmasında bir vasıta olarak kullanılmış ve büyük faydalar sağlanmıştır.
Hz. Ömer henüz halife olmadan önce, Hz. Ebu Bekir (R.A.) zamanında artık
ihtiyaç kalmadığı ve müslümanların kuvvetlendiği gerekçesi ile bu sınıfa
zekât verilmesini reddetmiş; Hz. Ebu Bekir ve diğer şûra üyeleri de, bu görüşe
katılmışlardır. Hanefîler buna dayanarak artık müellefe-i kulûb sınıfının
tamamen ortadan kalktığı görüşüne varmışlardır.
Ulemadan ve mezheb imamlarından, müellefe-i kulûbün tamamen ortadan
kalkmadığını, zaman ve zemine göre, bu müessesenin İslâm'ın lehine
olarak yeniden işletilebileceğini söyleyenler de vardır.