Fakire Verilecek Zekât Ne Miktarda Olmalıdır?
Zekât verilirken mendub olan, verilen zekâtın en azından fakirin bir günlük
ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda olmasıdır. Bu bir günlük ihtiyaç içine,
fakirin kendisinin ve ailesinin en zarurî medenî ihtiyaçları girer.
Fâsık ve günahkâr olan fakir müslümanlara zekât vermek câiz ise de,
dindar, ahlâklı ve faziletli fakirleri tercih etmek efdaldir. Onun için, aldığı
zekâtı helâl ve hayırlı yerlere harcıyacak kimselere zekât verilmeli; aldığı
zekâtı içki, kumar parası yapacak kimselere vermek cihetine gidilmemelidir.
Zekât vermekte göz önünde bulundurulacak bir husus da, zekât verilecek
şahsın durumunu tahkik etmektir. Gerçekten o şahıs zekât almaya ehil midir
yoksa zekât almaması gereken bir zengin mi? Bu hususun tahkik edilmesi mühimdir.
Bir kimse zekâtını araştırıp ehliyetli zannettiği bir şahsa verir de
sonradan o şahsın zengin olduğu ortaya çıkarsa, bu zekât muteberdir. Çünkü
verilirken araştırma yapılmıştır.
Ancak hiç araştırma yapmadan, zengin mi, fakir mi olduğuna bakmadan
verilen zekâtın, sonradan ehil olmayana verildiği anlaşılırsa, yeniden
verilmesi gerekir. Zira tahkik ve araştırmada kusur edilmiştir.