SAHUR'A KALKMAK
Hz. Malik b. Enes (ra)'den rivayet edilen bir Hadis-i Şerif'te Resûl-i Ekrem
(sav)'in: "Sahur yemeği yeyiniz. Çünkü sahur yemeğinde bolluk
(bereket) vardır"(22) buyurduğu bilinmektedir. Hanefi fûkahasından İmam-ı
Merginani, bahsi geçen Hadis-i Şerif'i zikrettikten sonra: "Müstehab
olan sahur yemeğini yemek ve onu geciktirmektir. Zira Resûl-i Ekrem (sav)
"Üç şey mürsellerin ahlâkındandır; iftarda acele etmek, sahuru
geciktirmek ve misvak kullanmak" buyurmuştur. Ancak mükellef; fecr-i sadık'ın
durumu hakkında şüpheye düşerse, efdal olan haramdan kurtulmak için yemeği
terk etmektir"(23) hükmünü zikreder. Şurası muhakkaktır ki; sahura
kalkıp birşeyler yemek, oruç tutmak niyetiyledir. Feteva-ı Hindiyye'de:
"Ramazan ayında sahura kalkmak bir niyyettir. Necmüddin Nesefi bu
şekilde zikretmiştir. Ancak sahura kalkmak, sadece o günün orucu için
niyyet hükmündedir, başka bir günün orucu için niyyet yerine geçmez"(24)
hükmü kayıtlıdır.
İbn-i Abidin, sahurla ilgili olarak şunları kaydetmektedir: "Sahur'un
delili, Ebû Dâvud'dan maada Hadis imamlarının Hz. Enes (ra)'den rivayet
ettikleri hadistir. Resûlullah (sav): "Sahura kalkın, çünkü sahurda
bereket vardır" buyurdu. Buradaki bereket'den murad; ertesi günün
orucuna kuvvet kazanmak veya sevabın ziyadeliği olduğu söylenmiştir. Sahur;
seher vaktinde yenilen yemektir. Bu gecenin son altıda birindedir. Bahır
sahibi diyor ki; "Ulemânın sözlerinde bu sünnetin sadece su ile hâsıl
olacağını açık olarak görmedim. Ama hadisin zahiri bunu ifade ediyor.
Hadis, İmam-ı Ahmed (rh.a)'in rivayet ettiği: "Sahurun hepsi berekettir.
Onu bırakmayın!.. Velev ki biriniz bir yudum su olsun içsin. Çünkü sahura
kalkanlara Allah (cc) ve Melekleri salat eylerler" Hadis-i Şerifi'dir.(25)
(22)
Abdi'l Latifi'z Zebidi - Sahih-i Buhari Muhtasarı, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve
Şerhi - Ankara: 1974 (3 Bsm), C: 6, Sh: 2169, Had. No: 913.
(23) İmam-ı Merginani - El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi - Kahire:
1965, C: 1, Sh: 129-130. (Not: Son yıllarda bazı çevreler "- Güneş doğmadan
az önce niyet etmenin kafi geleceğini ve o saate kadar yemek yenebileceği"
iddiasına sarıldılar. Bunun şer'i şerif'te herhangi bir delili mevcud değildir.)
(24) Şeyh Nizamüddin ve heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400, C:
1, Sh: 195.
(25) İbn-i Abidin - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - İst: 1983,
C: 4, Sh: 333.