ORUCU KASDEN TERKETMENİN HÜKMÜ
Hanefi Fûkahasından Alaûddin El Haskafi: "Bir kimse özürsüz kasden aşikâre
oruç yerse öldürülür. Tamamı Vehbaniyye şerhindedir" hükmünü
zikretmektedir. İbn-i Abidin bu metni izah ederken şunları kaydeder:
"Tamamı Vehbaniyye şerhindedir. Vehbaniyye Sahibi manzum olarak şöyle
demiştir. "Bir insan kasden ve alenen yer de, bu hususta bir özrü
bulunmazsa, öldürülmesi emredileceği söylenir". Şurunbilâli diyor
ki: "Bunun sûreti şudur: Özrü olmayan bir kimse kasden ve aşikâre oruç
yerse öldürülür. Çünkü din ile alay etmiştir. Yahud dinden olduğu
bizzarure sûbût bulan bir şeyi inkâr etmiştir. Böylesinin öldürülmesi
ve buna emir verilmesinin helâl olduğuna hilâf yoktur. Şu halde mükellefin
"Söylenir" demesi zâ'f icabetmez."(44) Esasen herhangi bir özür
sebebiyle oruç tutamayan kimselerin; alenen oruç yememeleri esastır. Bu nokta
da: "-Efendim, Allahû Teâla (cc) özrü kabul etmiştir. Dolayısiyla
halktan gizlemenin bir sebebi yoktur" diye itiraz etmek isabetli değildir.
Zira fasıklar; bu manzaralardan istifade ederek, oruca karşı ilgisizliği
geliştirirler. Orucun farziyyetini kabul etmekle birlikte; nefsine uyarak
tutmayanlar, Darû'l İslâm'da "Ulû'lemr" veya "Kadı"
tarafından ta'zir olunur. Farziyyetini inkâr eden veya alay etmek kasdı ile
alenen yiyenler; kat'i nasları yalanladıkları için, irtidat etmiş olurlar.
Kendilerine "Mürted"lerle ilgili hükümler tatbik edilir.
(44)
İbn-i Abidin - Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar - İst: 1983, C: 4, Sh:
320.