İ'TİKÂFLA İLGİLİ DİĞER MESELELER
İ'tikâf esnasında hayırdan başka hiçbir söz söylenmemelidir. Ancak, ibâdet
kasdı ile susmak da mekruhtur. Molla Hüsrev: "Susmanın mekruh olması,
mutekif'in bunun ibadet olduğuna itikad etmesi halindedir. Aksi halde mekruh
olmaz. Çünkü Resûl-i Ekrem (sav): "Kim susarsa kurtulur" buyurmuştur.
Bu Hadis-i Şerifi Abdullah İbn-i Ömer (ra) rivayet etmiştir. Konuşmak da
mekruhtur. Ancak hayır konuşmak mekruh değildir. Çünkü Allahû Teâla (cc)'nın:
"(Habibim) Kullarıma söyle, sözün en iyisini konuşsunlar" (El İsrâ
Sûresi: 53) kavl-i şerifi, mânasındaki umumiliğinden dolayı, mescidin dışında,
mutekif olmayanın da ancak hayır ile konuşmasını gerektirir. Sen mu'tekifi
ne sanırsın ki, mescidde hayırdan başkasını konuşması caiz
olsun"(130) hükmünü zikreder. Mu'tekif (İ'tikâfa giren kimse) Kur'an-ı
Kerim okumaya, Hadis-i Şerif'ler üzerinde tefekküre ve Resûl-i Ekrem
(sav)'in siyerini (Cihad ve diğer mücahedelelerini öğrenmeye, bunun dışında
Hz. Adem (as)'dan itibaren mücadele veren Peygamberlerin ve salih kimselerin
tevhid mücadelesini tefekkür etmeye gayret etmelidir.(131)
İ'tikâfa giren mü'min; kendisini tamamen Allahû Teâla (cc)'ya ibadete
hasretmiştir. Onun maksadı; İ'tikâf sayesinde, sürekli kötülüğü
emreden nefs-i emmaresini yenmektir. Bir beldedeki mü'minler; topluca İ'tikâfı
terkederlerse, günah işlemiş olurlar. Bir kısmı İ'tikâfa girerse; diğerlerinden
günah sakıt olur. Ancak İ'tikâfı nezreden kimseler; ister Ramazan ayında,
ister Ramazan'ın dışında olsun, mutlaka oruç tutmak zorundadırlar. Ayrıca
nezir sebebiyle İ'tikâf kendilerine vacib olmuştur.
(130)
Molla Hüsrev - Dürerû'l Hükkam fi şerhû Gureri'l Ahkam - İst: 1307 C: 1,
Sh: 214.
(131) Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 212.