Orucun Hükmü:
Oruç tutmak, İslâm'ın dayandığı 5 temel esastan birisidir. Aynı
zamanda, İslâm şeâirlerinin de büyüklerindendir. Medine'de hicretten 1.5 yıl
sonra, Şaban ayının 10. günü farz kılınmıştır. Farziyyeti, Kitab, Sünnet
ve İcma' ile sâbittir.
Kur'an'da şöyle buyurulmaktadır:
Oruç da namaz gibi bedenî ibâdettir. Bu ibâdetin en başta gelen özelliği,
insanları kötülüklerden alıkoyması, nefsin azgın istek ve arzûlarını
gemlemesidir. Hadîs-i şerîf'te şöyle buyurulur:
"Oruç bir kalkandır (oruçluyu beşerî ihtiraslardan, kötülüklerden
korur). Oruçlu kimse, cahillik edip kötü söz söylemesin. Oruçlu,
kendisiyle dövüşmek, itişip dalaşmak isteyen kimseye, sadece 'ben oruçluyum'
desin."
Orucun insanı kötü meyillerden koruması sebebiyledir ki, Resûlüllah
Efendimiz bekâr gençlere, şehevî hislerin baskısından kurtulmak için oruç
tutmalarını tavsiye etmiştir. Orucun şehevî duyguları teskîn ettiği, bugün
ilmen de kabûl edilen bir gerçektir.