ORUÇ KEFFARETİ
Ramazan orucunu kasten bozan kimsenin vermesi vacip olan keffaret. Buhari, Müslim, Ebu Davut ve Tirmizi’nin Ebu Hureyre’den rivayet ettiği bir hadis-i şerifte şu şekilde beyan olunmaktadır:
- Ebu Hureyre (r.a.) dedi ki: Resulüllah (s.a.v.) Efendimize bir adam geldi ve “Ey Allah’ın Resulü helak oldum.” dedi. Resulüllah (s.a.v.) “Seni helak eden şey nedir?” diye sorunca “Oruçlu iken hanımıma temas ettim.” dedi. Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) ona “Azad edecek bir köle bulabilir misin?” dedi. O “Hayır.” dedi. Resûlüllah (s.a.v.) “Hiç ara vermeden peş peşe iki ay oruç tutabilir misin?” dedi. O “Hayır.” dedi. Resûlüllah (s.a.v.) “Altmış fakiri doyurabilir misin?” dedi. O “Hayır.” dedi. Resûlüllah (s.a.v.) “Öyle ise otur.” buyurdular. Biz bu hal üzere iken Resûlüllah (s.a.v.)’a içinde hurma bulunan büyük bir sepet getirildi. Resûlüllah (s.a.v.) “Sail (soru soran kişi) nerede?” diyerek adamı aradı. Adam “Benim, buradayım.” deyince “Bu sepeti al tasadduk et.” buyurdu. Adam “Benden fakirine mi? Allah’a yemin olsun Medine’nin şu iki kayalığı arasında bizden daha fakir aile yok.” cevabını verdi. Bunun üzerine Resûlüllah (s.a.v.) güldüler ve “Öyle ise bunu ehline yedir.” buyurdular.[1]
Hadis-i şerif Ramazan ayında oruçlu iken cima edene keffaret gerektiğini ifade etmektedir. Fukaha kıyas ile yeme içmenin de aynı hükme girdiğini belirtmişlerdir.
Oruç keffareti Hanefi, Şafii ve Hanbeli’lere göre hadis-i şerifte sıralandığı gibi önce köle azat etmek bulamazsa peş peşe altmış gün oruç tutmak buna da gücü yetmezse altmış fakiri doyurmaktır. Maliki’ler buna muhalif olup “Ramazan orucunu kasten bozan kimse keffaret olarak köle azat etmek, altmış gün oruç tutmak ve altmış fakiri doyurmak arasında muhayyer olup bu üçün en efdali altmış fakiri doyurmak sonra köle azat etmek sonra oruç tutmaktır.” dediler.[2]
Ramazan ayında farz olan Ramazan orucunu tutan kimse bir özür yok iken kasten orucu bozmuş olsa keffaret olarak (zıhar keffareti bahsinde beyan olunduğu gibi) kendisiyle menfaatlenmeye zarar verecek ayıplardan hali olan bir köleyi azat etmesi lazım gelir. Eğer keffaret lazım gelen kişi bundan (köle azat etmekten) aciz olursa o zaman bayram ve teşrik [3] günlerine rastlamamak şartı ile hiç ara vermeden peş peşe iki ay oruç tutmaktır.[4] Aya göre oruç tutup altmış gün olmasa mesela ayın biri yirmi dokuz olmakla elli dokuz gün olsa İmameyn’e göre yeterli olur lakin aya bakmadan elli dokuz gün oruç tutsa yeterli olmaz.[5]
Keffaret için oruç tutan kimse özürsüz veya hayzın gayri bir özür sebebiyle orucunu bozsa veya bir gün ara verse yeni baştan iki ay oruç tutması lazım gelir. Keffaret orucu tutan kadın hayız görse temizlendikten sonra hiç vakit geçirmeden kaldığı yerden orucuna devam eder. Eğer temizlendikten sonra bir gün ara verecek olsa yeni baştan iki ay oruç tutması lazım gelir.
Oruç keffareti lazım gelen kişi hasta veya yaşlı olduğu için oruç tutmaya gücü yetmeyecek bir kimse ise altmış fakiri doyurur. Doyurmak iki türlü olur:
1- İbâha: Aç olan altmış fakiri sabah akşam veya iki sabah veya iki akşam yedirmek suretiyle doyurur. Ancak ikinci defa yedirdiği altmış kişi ile birinci defada yedirdiği altmış kişi aynı kişiler olmalıdır. Şayet sabah altmış kişiyi yedirip akşam başka bir altmış kişiyi yedirirse yeterli olmaz. Bunda şart olan bu altmış kişiyi doyurmaktır, isterse sadece katıksız buğday ekmeği ile olsun. Eğer buğday ekmeğinden başka ekmek yedirirse yanında katık (yemek) da olması lazımdır. Tok olan altmış kişiye yedirirse yeterli olmaz, isterse aç kişi kadar yemiş olsun.
2- Temlik: Fakirin eline vermek. Yani altmış fakirden her birine buğday veya buğday unundan yarım sa’ (ölçek)[6] arpa, kuru üzüm ve hurmadan da bir ölçek vermek; veya bunların kıymetini vermektir. Bunlar bir sadaka-i fıtır miktarıdır. Birden fazla oruç bozarsa bir keffaretin yeterli olup olmaması:
Bir kimse değişik günlerde yemek veya cima suretiyle orucunu bozmuş olsa sahih mezhebe göre isterse iki Ramazandan oruç bozmuş olsun araya keffaret girmedikçe hepsi için bir keffaret yeterli olur. Bunun üzerine itimat olunur. Zahirurrivayede her bozduğu oruç için ayrı bir keffaret lazımdır. Bazıları fetva için bunu aldı. Bazıları da oruç cima ile bozulmazsa bir keffaret, cima ile olursa her bozduğu için ayrı keffaret lazım olur dedi. Eğer araya keffaret girerse yani keffaretini eda ettikten sonra tekrar keffaret gerektirecek bir şey yaparsa ikinci bir keffaret lazım gelir.[7] Bir ramazan ayında birden çok oruç bozarsa bir keffaret yeterli olur. Eğer iki ayrı ramazan ayının günlerinde birkaç defa oruç bozarsa arada keffaret eda etmemiş olsa bile zahirurrivayede bir keffaret yeterli olmaz. İmâm-ı Muhammed’ den bir keffaretin yeterli olduğu rivayet edildi. Tahavi, bunu İmâm-ı Âzam’ dan rivayet etti. İmam-ı Şafii’ye göre sebep tekrar ettiği için her bozduğu oruç için ayrı keffaret lazım gelir.[8] Oruç bozmak bir Ramazan’da bir kaç defa tekrar ederse arada keffaret olmamak şartıyla hepsi için bir keffaret yeterli olur;eğer iki Ramazan’dan olursa her biri için ayrı keffaret lazım olur. İmamı Muhammed bir keffaret yeterli olur dedi, “Esrar isimli kitapta İmamı Muhammedin sözüne itimat edilir” dedi.[9]
Kişiye vacip olan keffareti, zimmetten düşüren sebepler:
Kasten orucunu bozduğu için kendisine keffaret vacip olan kişi aynı gün hayız veya nifas görse veya orucu bozmayı mubah kılacak kadar hasta olsa keffaret düşer,çünkü bir günün orucu tecezzî kabul etmez ; o bozmasa da bozulacaktı. Ancak kendi iradesiyle kendini hasta yaparsa mesela kendini yaralarsa veya yüksek bir yerden atarsa o zaman muhtar kavle göre keffaret düşmez.[10]Eğer orucunu bozduğu için kendisine keffaret vacip olan kişi aynı gün zorla sefere götürülse zahirurrivayede keffaret düşmez. Çünkü özür hak sahibi olan Allah Teala tarafından gelmemiştir. Kendi isteği ile sefere çıksa bilicma düşmez. [11]Bir kimse oruçlu iken sefere çıkıp seferde kasten orucunu bozsa hilafsız (bilicma) keffaret lazım gelmez.[12]
[1] Buhari Savm bahsi 29-31 - Müslim Sıyam 81(1111) - Muvatta Sıyam 28 (1, 296, 297) - Ebu Davut Savm 37 (2390 – 2391 – 92 – 93) - Tirmizi Savm 28 (724)
[2] Elfıkhalelmezahibilerbea C.1 S.579
[3] Bayram günleri: Ramazan ve Kurban bayramının birinci günleri, teşrik günleri de Kurban bayramın iki, üç ve dördüncü günlerdir. Bu günlerde oruç tutmak nehi edilmiş olup tahrimen mekruhtur.
[4] Merakilfelah Tahtavi S.551
[5] Fetavilhindiye C. S.513 Mebsut’tan naklen (Zıhar keffareti bahsi)
[6] Bir sa’ dirhemi şerhi ile 2, 917 kg , örfi dirhemde ise 3,333 kg ‘dır.
[7] Merakılfelah ve Tahtavi S.552
[8] Fethulkadir C.2 S.377 - Fetavikazıhan
[9] Fetavilbezzaziye
[10] Bazıları kendi iradesiyle hasta olsa yine kefaret lazım gelmez (düşer) dedi. Bâkâli bununla fetva verdi.Tahtavi S.551
[11] Merakılfelah
[12] Tahtavi S.551