Nezir Nedir?
İslâmî ıstılahta "nezir" olan ve Türkçe’mizde
"adak" olarak geçen bu kelime; "Allah Teâlâ'yı tâzim ve rızâsını
kazanmak için, mübah bir fi'lin yapılmasını kendi nefsine vâcib kılmak"
mânasına gelir. Nezir yapana, yani, adak sâhibine nâzir denir.
Nezrin Hükmü Nedir?
İbâdet sayılacak bâzı şeyleri kendine vâcib kılmak, yapmaya Allah için
söz vermek; hem makbûldür, hem de sevaba vesiledir. Fakat bu nezrin, sırf
Allah rızâsı için yapılması, rızâ-yı İlâhî'nin esas maksad tutulması
şarttır. Yoksa dünyevî bâzı gayeler ve menfaatler esas alınsa ve nezir sırf
o dünyevî maksadın yerine gelmesi maksadıyla yapılsa, bu durum, ibâdet ve
tâatlerde aranılan ihlâsa zıd bir hâl olur. Makbûl adak odur ki, sırf
Allah'ı tâzim ve rızâsını tahsil için yapılsın...
Adak sâhibi, adağına riayete mecburdur. Zira yaptığı nezirle, Allah
ile bir nevi muahede, sözleşme yapmış olmaktadır. Şu halde nezrini îfa
etmesi, yani, adak olarak nefsine vâcib kıldığı şeyi yerine getirmesi onun
için bir borçtur.
Kur'ân-ı Kerîm'de, Hac sûresinin 29. âyetinde, mü'minler adaklarını
yerine getirmeye dâvet edilmektedirler.
Hadîs-i şerîf'te ise şöyle buyurulmaktadır:
"Kim tâat olan bir şey'i nezrederse, onu yapsın. Günah olan bir şey'i
nezrederse yapmasın..."
Nezirleri îfa mecburiyeti, Kitab ve Sünnet ile sâbit olduğu gibi İcma'
ile de sâbittir.