Îtikâfı Bozup Bozmayan Şeyler Nelerdir?
1 - Îtikâfa giren bir kimse îtikâfa girdiği yerden dışarı çıkamaz.
Çıkarsa îtikâfı bozulur. Ancak şer'î veya tabiî veyahut zarurî bir özür
ve ihtiyaçtan dolayı dışarı çıkılmasında bir mahzur yoktur. Îtikâf
bozulmaz.
* Şer'î özür, mûtekifin Cumayı başka bir camide kılmak için dışarı
çıkmasıdır.
* Tabiî özür, def'-i hâcet yapmak, abdest veya gusül almak için
camiden çıkmaktır.
* Zarurî özür ise, mûtekifin bulunduğu mescidin yıkılması, yahut
kendisine veya çoluk çocuğuna bir zarar gelmesi gibi hallerden dolayı çıkma
mecburiyetinde kalmaktır.
Şâfiîlere göre, Cuma namazı için başka bir camiye çıkmak, bir özür
sayılmaz, îtikâfı bozar.
2 - Hasta ziyareti için, cenaze namazı için dışarı çıkılması da îtikâfa
mânidir.
3 - Mûtekife, îtikâfı sırasında, birkaç günlük baygınlık veya
delilik ârız olsa, îtikâfı bozulmuş olur.
4 - Mûtekif, yemesini içmesini, nefsi ve ailesi için mutlak zarurî olan
bâzı âlışveriş muamelesini dışarı çıkmadan hep mescidde yerine
getirir. Bu, îtikâfa mâni değildir. Ancak satın aldığı şeyleri camiye
getirip yığamaz. Zarurî ihtiyaçları dışında ticarî muamelelerde
bulunmak da mekruhtur.
Mescidden dışarı çıkma sûretiyle îtikâfın bozulması durumu, vâcib
olan îtikâflara göredir. Nâfile olan îtikâflarda bir özre mebni olsun
olmasın dışarı çıkmakla îtikâf bozulmuş olmaz. Sadece îtikâftan çıkılmış
olur.
Vâcib olan bir îtikâf bozulunca kazâsı lâzım gelir.
Başlandıktan sonra terkedilen nâfile bir îtikâfın ise kazâsı lâzım
gelmez.
6 - Mûtekif için hanımıyla cinsî temas veya bunu dâvet edici öpme ve
okşama gibi hareketler, gerek gündüzün olsun ve gerekse geceleyin haramdır.
Cinsî temas, ister kasden olsun ister unutularak îtikâfı bozar; öpme ve okşama
ise cünüplük durumu olmadıkça îtikâfı bozmaz. Sırf bakma ve düşünme
ile cünüplük meydana gelmesi de, îtikâfa mâni değildir.
7 - Mûtekif ezan okumak için minareye çıkabilir. İsterse minarenin kapısı
caminin dışında olsun. Bu durum îtikâfa mâni sayılmaz.
* Bir kimse nezrettiği bir îtikâfı yapmadan vefat edecek olsa, her günü
için bir fidye verilmelidir. Çünkü vâcib olan bir îtikâf, orucun bir
fer'idir. Binaenaleyh, oruçtaki fidye, îtikâfda da câri olur. Ne var ki
fidye veremeyecek kadar fakir olursa, onun için Allah'tan sadece afv ve mağfiret
dilenir... Fidye verilme mecburiyeti ortadan kalkar...