|
Korku Namazına Ait Bilgi
399- Korku namazı, İmam Azam ile İmam Muhammed'e göre, bugün de caizdir.
İmam Ebû Yusuf'a göre, bu namaz Peygamber Efendimizin devrine ait idi.
Korku namazından maksad, düşman saldırısı, sel ve yangın felâketi veya
büyük bir canavar gibi tehlikeler karşısında bulunan İslâm cemaatının,
kendilerini idare eden bir idareciyi veya diğer muhterem bir zatı imam
edinerek onun arkasında farz bir namazı nöbetleşe kılmalarıdır.
Şöyle ki: Bu cemaattan bir kısmı düşman karşısında durur. Bir kısmı da
gelip imama uyar. İki rekâtlı bir namazın ilk rekâtını, üç veya dört rekâtlı
bir namazın da ilk iki rekâtını imamla beraber kılar. İkinci secdeden veya
birinci oturuşta teşehhüdden sonra düşman karşısına gider. Öteki kısım
gelerek imama uyar ve onunla beraber geri kalan rekâtleri kılar. Sonra
tekrar düşman karşısına gider. İmam kendi başına selâm verir, namazdan
çıkar. Birinci kısım döner gelir, namazı kıraatsız olarak tamamlar, selâm
verir ve düşmana döner. Çünkü bu kısım lâhik olmuştur. Sonra ikinci kısım
gelir ve namazını kıraatla tamamlar. Sonra tekrar düşman karşısına döner.
Bunlar da mesbuk olmuşlardır. Bununla beraber her iki kısım da, bulundukları
yerlerde namazlarını tamamlayabilirler.
400- Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Zatü'r-Rika',
Batn-ı Nahl, Usfan ve Zikared olaylarında korku namazını kılmıştır. Sonra
ashab-ı kiram da, Mecûsilerle yaptıkları savaşlarda böyle korku namazı
kılmışlardır. Bir cemaatın böyle namaz kılması, faziletli bir imama uymak
istemelerindeki aşırı istekleri sebebiyledir. Böyle bir durum yoksa, bir
kısım kimselerin başka imam arkasında güven halinde olduğu gibi kılmaları
daha faziletlidir.
401- Korku namazının bozulmaması için, imama uyanların namaz arasında da
savaş yapmamaları, yer değiştirmemeleri, gidiş gelişlerde hayvana
binmemeleri, daha doğrusu namaza aykırı başka bir harekette bulunmamaları
gerekir. Değilse imam ile kıldıkları namaz bozulur, namazlarını yeniden
kılmaları gerekir.
402- Korkunç bir savaş ve benzeri hallerde bir İslâm topluluğunun
korkulan çoğalır da, binmiş oldukları hayvanlardan yere inemezlerse, herkes
hayvan ürerinde gücü yettiği tarafa yönelerek imâ (işaret) ile namazını
kılar Bu da mümkün olmazsa, namazlarını sonraya bırakırlar. Hendek savaşında
birkaç vakit namaz bu şekilde kazaya bırakılmıştı.
|