|
Kadınların Aynı Hizada Durmaları
187- Cemaat değişik insanlardan ibaret olunca, imamın arkasında önce
erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra kadınlar saf bağlarlar. Bu sırayı
erkeklerle erkek çocukların gözetmesi sünnettir. Erkeklerle kadınların bu
sırayı gözetmesi ise farzdır.
Bunun için bir kadın veya buluğ çağına yakın bir kız, bir erkeğin önünde
veya tam hizasında aynı namazı cemaatle kılacak olsa, erkeğin namazı
bozulur. Buna: "Muhazatü'n-Nisa = Kadınların erkeklerle bir hizada
bulunması" denir. Böyle aynı hizada bulunmakla namazın bozulması için on
şart vardır:
1) İmam olan zat, kadınlar için imamete niyet etmelidir; çünkü böyle bir
niyet bulunmazsa, kadınların imama uymaları sahih olmaz, imama uymamış
sayıldıkları için de, erkeklerle aynı hizada bulunmak söz konusu
olmadığından erkeklerin namazını bozmuş olmazlar. Yalnız cenaze namazında
kadınlara imameti niyet etmek gerekli değildir. Bir de bazı alimlere göre,
cuma ve bayram namazlarında da, kadınlara imameti niyet etmek şart değildir.
2) Erkekten ilerde veya tam bitişiğinde namaz kılan kadın, ister mahrem
olsun, ister olmasın buluğ çağına ermiş veya buna yakın olmalıdır. Dokuz
yaşındaki bir kız, ergenlik çağına yakın olacağı için engel sayılır. Sekiz
veya yedi yaşında bulunup semiz ve gösterişli kız da aynı sayılır.
3) Kadın veya kız namazın ne olduğunu bilmelidir. Namazın ne olduğunu
bilmeyip rasgele cemaata uyan bir deli kadının aynı hizada bulunması erkeğin
namazını bozmaz.
4) Bir hizada bulunma, kıyam veya rükü gibi bir rükün mikdarı devam
etmelidir. Bu, İmam Muhammed'e göredir, İmam Ebû Yusuf'a göre, böyle bir
rükün tamamen yerine getirilmelidir. Onun için hemen aynı hizada bulunmakla
namaz bozulmaz.
5) Bir hizada bulunuş, rükü ve secde ile kılınır bir namazda
bulunmalıdır. Bu bakımdan cenaze namazında ve tilavet secdesinde olacak
muhazat bir engel teşkil etmez.
6) Muhazat (aynı hizada bulunuş) olabilmesi için erkeğin yanında bulunan
kadınla başlangıç tekbirleri bakımından ortaklık olmalıdır. Kadın, ya
hizasında bulunduğu erkeğin iftitah tekbirine kendi iftitah tekbirini
bağlayarak ona uymalı veya bu erkek ile beraber tahrimelerini üçüncü bir
şahsın tahrimesine bağlamış bulunmalıdırlar. Bu bakımdan aynı namazı erkek
ile kadın yan yana durarak tek başlarına kılsalar yahut yalnız biri imama
uyup diğeri tek başına kılacak olsa, namazları bozulmaz.
7) Namaz, erkek ile kadın arasında, yerine getirilme bakımından müşterek
olmalıdır. Şöyle ki: Kadın, ya kendisi ile aynı hizada bulunduğu erkeğe veya
her ikisi diğer bir erkeğe uymuş olmalı ve aynı namazı beraber kılmış
olmalıdırlar.
Buna göre erkek ile kadın, bir veya birkaç rekat kılındıktan sonra imama
uyup da imamın selamından sonra kalkarak kaçırılan rekatları kılarlarken
aralarında muhazat meydana gelse, bununla namaz bozulmaz; bu ikisine "Mesbuk"
denir. Mesbuk ise kendi başına kıldığı rekatlarda yalnız başına namaz kılan
kimse sayılır.
8) Erkek ile kadının yerleri bir olmalıdır. Buna göre, erkek veya
kadından biri mescidin zemininde, diğeri de en az bir adam boyu yükseklikte
olan bir yerde durarak aynı hizada bulunarak cemaatle namaz kılsalar, bu hal
onların namazlarının sıhhatini bozmaz.
9) Erkek ile kadının yönleri bir olmalıdır. Buna göre, Kabe'nin
içerisinde her biri başka bir yöne dönerek cemaatle namaz kılarlarken, aynı
hizada bulunsalar, bu namazı bozmaz.
10) Erkek ile kadın arasında,bir engel bulunmamalıdır. Aralarında direk
gibi bir şey veya bir insan sığacak kadar bir açıklık bulunursa, bu şekilde
aynı hizada bulunmak namazı bozmaz.
Sonuç: Bu on şan toplanınca muhazat (aynı hizada bulunmak), erkeklerin
namazını bozar. Şöyle ki: Aynı imama uyan kadınlar erkeklerin önünde bir saf
tutsalar, bütün erkeklerin namazı bozulur. Erkeklerin arasında üç kadın
bulunsa, bunların hem sağ ve hem sol yanlarındaki birer erkeğin ve arka
taraflarındaki her safdan üç erkeğin namazı bozulmuş olur. Erkekler
arasındaki kadınlar iki kişi olursa, yanlarındaki birer erkek ile yalnız
bunların arkasında bulunan saftaki iki erkeğin namazı bozulur. Daha geride
olanların namazına bir şey olmaz. Aradaki kadın bir tane olunca, sağ ve sol
yanındaki birer erkek ile arka tarafındaki saftan bir erkeğin namazı
bozulur, diğerlerinin namazı bozulmaz. Namazları bozulan erkekler, diğer
erkek ve kadınlar arasında birer engel durumuna geçeceklerinden artık bu
namaz bozuluşu diğerlerinin namazına geçmez.
Erkeklerin namazlarını böylece bozmaya sebeb olan ve onların huzurlarını
kaçıran kadınlar ise, şübhe yok ki bundan dolayı günah işlemiş ve Yüce
Allah'ın azabına layık bulunmuş olurlar. Onun için buna sebebiyet vermekten
kaçınmalı, İslam terbiyesine riayet etmelidir. Yalnız yaşlı kadınlar
cemaatle devam edecek olurlarsa, mescidlerde kendilerine ayrılan yerlerden
ileri geçmemelidirler. Değilse bekledikleri sevab kazanacakları günahı
karşılayamaz. Zaten kadınların cemaata devam etmeleri aslında kerahetten
sayılmaktadır. Kadınların mescidleri, evlerinin içidir. Bir hadis-i
şerifte:
"Kadınların namazlarının en faziletlisi, evlerinin içinde kıldıkları
namazlardır." buyurulmuştur.
Kadınların, namazları ile evlerini nurlandırmaları kendileri için çok
büyük bir şereftir. Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:
"Oturduğunuz yerleri namazla ve Kur'an okumakla nurlandırınız."
|