|
Hastaların Namazları
244- Hastalık, bedenin tabiî halini kaybetmesinden meydana gelen bir
güçsüzlük durumudur. Hastaya "mariz", hastalığa da "maraz" denir. Marîz
kelimesinin çoğulu "merza", maraz'ın çoğulu da "emraz" gelir.
Hastalar da, akılları başlarında bulundukça birtakım din görevleri ile
sorumludurlar. Bununla beraber dinimiz onların haklannda bir çok kolaylıklar
göstermiştir. Namaz hakkında bunlar için gösterilen kolaylıklar aşağıda
açıklanmıştır.
245- Bir hasta, gücüne göre namaz kılmakla yükümlüdür. Ayakta durmaya
gücü yetmeyen veya ayakta durması iyileşmesinin uzamasına veya hastalığının
artmasına sebeb olacağı anlaşılan bir hasta oturarak namazını kılar.
Oturmaya da gücü yetmezse, gücüne göre yan üzeri veya sırt üstü yatarak
işaretle (ima ile) namazını kılar.
246- İma, namazda rüku ve secdeye işaret olmak üzere başı eğmektir. Bu
ayakta yapılabileceği gibi, oturarak da yapılabilir. Bir şeye dayanarak
ayakta yapılması mümkün olan bir ima yatarak yapılamaz, bu caiz değildir.
247- İma ile de namaz kılmaya gücü olmayan bir hastanın bir gün ve bir
gecelik veya daha ziyade olan namazları sonraya kalır, iyileşince bunları
kaza etmesi gerekir. Diğer bir rivayete göre, bir gün ve bir geceden ziyade
olan namazları tamamen üzerinden düşer. Aklı başında olsa da hüküm böyledir.
248- Hastalığından dolayı oturduğu halde namaz kılabilen veya ima ile
kılma zorunda olan kimse, bu hastalığı esnasında kılamamış olduğu namazları,
sağlığa kavuştuktan sonra kaza edince, oturarak veya ima ile kılamaz. Çünkü
özür kalkmıştır. Fakat sağlıklı halinde kazaya bırakmış olduğu namazlarını
böyle hastalığı sırasında kaza edecek olsa, oturarak veya ima ile onları
kılabilir. Çünkü gücüne göre yükümlü olur. Gücünün yetmediği bir şey ondan
istenmez. (Özürlü kimseler bölümüne bakılsın.)
|