LUKATA
(Bulunan mal:)
Lukatayı sahibine vermek üzere almak menduptur. Eğer ilan edip sahibini bulamayacak ise veya aldıktan sonra sahibine vermeyip kendisine bırakmaktan korkarsa almamak evladır. Almadığı zaman zayi olacağından korkarsa alıp muhafaza etmesi farz olur. Zayi olacağını bildiği halde alıp muhafaza etmez ve o malda zayi olursa günahkar olur. Lâkin ödemesi lazım gelmez.[3]Eğer lukatayı aldıktan sonra tekrar bulduğu yere koyarsa yine ödemez.[4] Lukata bulup alan kişinin elinde emanettir.Ancak bulduğu zaman sahibine vermek üzere aldığına dâir şahit edinmesi lazımdır. Şahit edinmekten murat “Kayıp arayan birini işitirseniz bana gönderin”demektir. Bulunan mal on dirhem (takriben 32 gr. gümüş) değerinde yoksa üç beş gün ilan eder. On dirhem veya daha fazla olursa bir sene ilan eder.[5] Bu İmam-ı Azam Ebû Hanife’den rivayet edilmiştir. İmam-ı Muhammed az ile çoğun arasını tafsil etmeksizin bir sene ilan edip beklenir dedi. İmam-ı Mâlik de bunu söyledi. İmam-ı Hasen’in İmam-ı Azam Ebû Hanife’den rivayetinde ise yüz dirhem (takriben 320 gr. gümüş) değerinde veya daha fazla olursa bir sene, eğer on dirhem (takriben 32 gr. gümüş) veya daha fazla olursa bir ay, üç dirhem olursa üç gün, daha az olursa bir gün ilan edilip beklenir. Eğer bir hurma,bir elma gibi sahibinin aramayacağı bir şey ise ilan etmek lazım gelmez. Ondan kendisi de menfaatlenebilir,başkasına da verebilir. Denildi ki bulunan şeyin ilan edilip sahibinin beklenmesinde (Kudûri’de) beyan olunan bir senelik zaman şart olmayıp sahibinin duyup gelmesi mümkün olacak kadar zamandır. Fetvâ bunun üzerinedir. Bulunan malı ilan etmek,malın bulunduğu yerde çarşı ve pazarda, mescit kapılarında açık olarak yapılmalıdır. Malın sahibi gelirse bulan kişi ona verir. Sahibi çıkmazsa onu bir fakire tasadduk eder veya belki sahibi çıkar diye bekletir. Bulan kişi tasadduk ettikten sonra sahibi gelirse muhayyerdir.Dilerse bulan kişini tasaddukunu kabul eder, dilerse ona ödettirir.
Lukatanın sahibi olduğunu söyleyen bir kimse gelirse kendisinin olduğuna delil ortaya koyuncaya kadar ona lukatayı vermez. Eğer o kişi lukatanın alametlerini söylerse bulanın ona vermesi helal olur. Lakin mülkü olduğunu ispat etmedikçe vermeye cebr olunmaz. Lukata fakire tasadduk edilir zengine verilmez. Bulan fakir olursa kendisi de kullanabilir. Eğer kendisi zengin babası,anası veya çocukları fakir olursa onlara verebilir.[6] Eğer lukata bir iki gün beklemekle bozulacak cinsten olursa bulan kişi kâdının emriyle onu satıp parasını muhafaza eder. Eğer lukata nafaka lazım olan bir şey olup, kiraya verilmesi mümkün olan bir şey ise kâdının emriyle kiraya verilip elde edilen ona harcanır. Fetâvilkâzihan’da da böyledir. Eğer kiraya verilmesi mümkün olmaz ve bekletildiği zaman nafakası kendi kıymetini geçecek durumda olursa kâdını emriyle satılıp parası muhafaza olunur. Fethulkadir’de de böyledir. Bulan kişi kâdının emriyle lukatayı infak ederse bunu mal sahibinden alır. Eğer kâdının emri olmadan kendiliğinden infak ederse bu teberru olup mal sahibi isterse verir isterse vermez. Zorla alamaz.
Lukata, bulanın elinde emanet olduğu için elinde helak olursa ödemez. Ancak onun kusuruyla helak olursa veya mal sahibi istediği halde vermezde sonra helak olursa öder.
Bir kimsenin ayakkabı veya bir başka malı bir meclisten veya camiden yanlışlıkla veya çalınarak alınsa yerine bir başka ayakkabı, elbise vs bırakılsa onunla menfaatlenmesi uygun olmaz.
[1] Dürrülmuhtar C. 4 S.275 ( Muzmerât’tan naklen) Alınması mubah olmayan demek “bulan kişini kullanması caiz olamaz” demektir.
[2] Fetâvilhindiye C.2 S.289
[3] Reddülmuhtar C.4 S.277
[4] Fetâvilhindiye C.2 S.292
[5] Kudûri ve Meydâni
[6] Cevhere C.2 S.47- Hidâye C.2 S.175