Bulunan şeyler iki kısımdır:
1- Sahibinin asla aramayacağı bilinen şeyler, değişik yerlerde ayrı ayrı bulunan çekirdek ve bir iki tane ceviz elma gibi . Bu durumda, bulan için bunları alıp menfaatlenmek caizdir. İster zengin ister fakir olsun. Ancak sahibi görüp almak isterse alabilir. Çünkü bulana mülk olmaz. Şeyhülislam Havahirzade ve Şemsüleimme Serahsi lukata kitabının şerhinde ve İmam Kuduri de şerhinde böyle zikretti.
2- Sahibinin arayacağı bilinen şeylerdir. Altın, gümüş diğer nakitler ve ticaret malları gibi. Bunları bulan kişi sahibine vermek için alıp muhafaza eder. Bunlar lukata hükmüne tabidir. Semerkant ehlinin fetvalarında, suda bulunan odunu alıp menfaatlenmekte beis yoktur. İsterse kıymet ifade etsin Aynı şekilde akan bir nehirde bulunan elma armut gibi meyveler, çok bile olsa alıp menfaatlenmekte beis yoktur.[1] Lakin Bahrurraik isimli kitapta “Suda bulunan odun bir kıymet ifade etmezse alıp kullanabilir. Eğer kıymet ifade ederse o lukata olur.” dedi.[2] Arkadaşının bağına girip izni olmadan bir şeyler yerse, arkadaşının bir şey demeyeceğini (helâl edeceğini) bilerek yemişse beis yoktur.[3][3] Hediyetülalâiye S.228