Altın, gümüş ve sair ziynet ve bunları kullanmak:
Erkeğin altın ve gümüş ile süslenmesi caiz değildir. Ancak erkek için gümüş yüzük, gümüş kuşak ve kılıç süsü caizdir. Camiussağir’de “Erkek gümüşten başka yüzük takmaz.” dedi. İşte bu erkeğin taş, demir ve bakırdan yapılmış yüzüğü kullanmasının haram olduğu hakkında nastır.[1] Hacnedi isimli kitapta “Demir, tunç, bakır, kalay yüzük takmak hem erkeğe hem de kadına mekruhtur. Akik taşında ise meşayihin ihtilâfı vardır.”dedi.[2] Bunları satmak da mekruhtur.[3] Altın, demir ve bakırdan yapılan yüzüğü erkeğin kullanması yasaklandığı gibi, taştan yapılan yüzüğü kullanmanın haram olduğu hakkında nas varid olmadı. Hatta akik taşı gibi bazı taşlardan yapılan yüzüğü erkeğin kullanmasının cevazı hakkında nas varid olmuştur. Çünkü Peygamber efendimizden “Akik yüzüğü takın çünkü o mübarektir.” hadis-i şerifi rivayet olundu. Camiussağir şerhinde Kazîhan’da “Sahih olan şeyb denilen taştan yüzükte beis yoktur.”dedi.[4] Hülasa erkeklerin gümüş yüzük takmaları hadis-i şerif ile helâldır. Altın, demir, bakır yüzük takmaları yine hadis-i şerif ile haramdır. Taştan yüzük takmaları Şemsüleimme ve İmâmı Kazıhan’ın ihtiyarı üzere helâldir. Çünkü akik taşından yüzüğün helâl olması hadis-i şerif ile sabit olunca diğer taşların helâl olması da bu hadisi şerif ile sabit olmuştur. Zîra taş ile taş arasında fark yoktur. Hidâye ve Kâfi kitaplarının sahiplerinin ihtiyarı üzere taştan yüzük takmak haramdır.
Kâdı’dan başkasının yüzük takmayı terk etmesi evlâdır. Çünkü kâdı’nın yüzük takmaya ihtiyacı vardır. Mühür olarak kullanır. Pirinç denilen madenden yapılmış saatin kullanılması erkek ve kadınlara caizdir.[5] Erkek, oynayan dişini İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye göre ancak gümüş ile bağlar. İmam-ı Muhammed’e göre ise altın ile bağlamakta beis yoktur.[6] Altından burun yapıp kullanmanın cevazında ise imamlarımız arasında hilâf yoktur.[7] Kadınlar için altın ve gümüş ile süslenmek caizdir. Bu hususta asıl olan şudur. Altın ve gümüşten zînet kadına caiz, erkeğe caiz değildir. Altın ve gümüşü, menfaati insan vücuduna taalluk edecek şekilde kullanmak ise hem erkek hem de kadın için mekruhtur.
Altın ve gümüş kaplardan yemek, içmek, yağlanmak, ve kokulanmak, altın ve gümüş kaşık kullanmak haramdır. Bazıları demiştir ki; “Haram olan yağlanma şekli, altın ve gümüş çanağı alıp yağı onunla başı üzerine dökmektir. Eğer altın ve gümüş çanağın içine elini sokup, yağı alıp ondan sonra eliyle başına dökerse, bu mekruh olmaz.” Nihaye’de Zahire’den nakil ile böyle demiştir. Buna şöyle itiraz edilmiştir: Şüphesiz bu delil ile altın ve gümüş sahandan yemeği kaşık ile alıp ondan sonra yese mekruh olmamak gerekir. Eliyle alıp yese uygun olan yine mekruh olmamasıdır. Lâkin evlâ olan, altın ve gümüş sahanı kullanma kapısı açılmasın diye bununla fetva vermemektir. Ben derim ki “Bu ihtilâfın kaynağı Meşayih’in ibaresinin manasından gaflettir. Onların ne demek istediğini anlamamaktır. Onlar Meşayih’in kavlinden iki cihetle gaflet ettiler.
1- (kç? õbã«a åß ) yani altın kaptan sözünde ki ( åß “) lafzı iptidaiyedir.
2-Meşayih’in demek istediği; haram olan eşyadan (altın, gümüş) yapılan kapların kullanılması ancak; eğer insanlar arasında bilindiği üzere kullanmak için yapılan yerlerde kullanılırsa haram olur. Çünkü altından ve gümüşten yemek yemek için yapılmış büyük kapların kullanılması haram değildir. Ancak ondan eliyle veya kaşıkla yerse onun kullanılması haram olur. Çünkü o büyük kaplar insanların örfünde yemenin başlangıcı olan onlardan kaşık veya el ile yemek için vaazı olundu (yapıldı). Eğer o altın ve gümüş kaplardan yemeği alıp mubah bir kaba koyduktan sonra o mubah kaptan yese kullanımın başlangıcı o altın ve gümüş kaplardan olmadığı için haram olmaz. Keza yağlanmak için altın ve gümüşten yapılan küçük kapların kullanılması ancak adam onu alıp ve yağı başı üzerine ondan döktüğü zaman haram olur. Çünkü o kaplar ancak ondan o şekilde yağlanmak için yapılmıştır. Şayet elini kaba sokup yağı alıp başı üzerine dökse kullanma ilk önce o kaptan olmadığı için haram olmaz. Şu halde zahir oldu ki: Meşayihin muradı mütearef (adet) olan kullanımın başlangıcının o haram olan şeyden olmasıdır.[8]
Altın ve gümüşün gayri meselâ cam, bakır, demir, odun, toprak, zebercet, yakut kapları kullanmakta beis yoktur[9] Gümüşlenmiş kaptan yemek helâldir. Erkeğin gümüşlenmiş serir (karyola-divan) üzerine oturması eğer gümüş konulan yerden sakınarak oturursa helal olur. Çünkü gümüşlenmiş kaptan yemek ve içmek ve gümüşlü serir sandalye vs. ve eğer üzerine oturmak ve bunun benzeri şeyleri kullanmak ancak yerken ve içerken gümüş ağız yerine gelmezse ve elin tuttuğu yerde gümüş olmazsa yani gümüş yerinden sakınılırsa helâl olur. Eğer gümüş olan yerden sakınmazsa istimali helâl olmaz. Yine altın veya gümüş ile nakışlanıp süslenen kapların, sandalyenin kullanılması da İmâm-ı Âzam’a göre haram olur. Bunların hepsi İmâm-ı Ebu Yusuf’a göre mekruh olur. Bu ihtilâf halis olan altın ve gümüştedir. Eğer karışık olursa onun kullanılmasında bil ittifak mahzur yoktur.[10] Sürmedanlık, ayna, kalem, divit, buhurdanlık, kahve fincanları tablası, saat ve saatin içine veya üstüne konulacağı yer gibi altın ve gümüşten yapılan şeyleri kullanmak mekruhtur. Bunları kullanırken altın ve gümüşe her ne kadar eli, ağzı, burnu veya vücudunun her hangi bir yeri dokunmasa bile caiz değildir. Çünkü bunlar vaz olunduğu yerde (gayesinde) kullanılmışlardır. Gülsuyunu altın veya gümüşten yapılmış olan ibriğe koyan haram işlemiş olur. İbrikten döken ise ibtidaen o ibrikten döker ise haram olur. Şayet önce eline veya kullanılması mubah olan bir kaba koyup kullanırsa beis yoktur. Altın veya gümüş kap içinde takdim edilen yemek de böyledir. Eğer ibtidaen o kaptan alıp yerse haram olur. Eğer ekmeğin üzerine veya mubah olan bir kaba koyup yerse haram olmaz. Altın veya gümüş ile nakışlanmış veya süslenmiş kaptan içmek de helâldir. Su içtiği kapta her ne kadar eli gümüşlü yere değse de ağzı değmezse haram olmaz. Çünkü haramla maksat ağızla istimaldir. Gümüşten ağzını uzak tutmak lazım olur da, elini uzak tutmak lazım gelmez. Halis gümüş olmayan kaplama kapları kullanmakta erkek ve kadınlar için beis yoktur.[11] Altın ve gümüş su ile yaldızlanıp kaplanmış kapları kullanmakta bilicma beis yoktur. Muhtar şerhi olan ihtiyar’da da böyledir.[12] İmâm-ı Muhammed “Erkeğin evinde altın veya gümüşten serîr yapıp, üzerine ipek yatak koyup, üzerine oturup yatmaksızın evini böyle süslemesinde beis yoktur. Sahabe ve Tabiinden böyle naklolunmuştur” dedi .[13]