Fıkıh kitaplarında bu bölüm Kitabü’l-hazri ve’l-ibahati (Yasak ve Mubah kitabı) veya Kitabü’l-kerahiyeti ve’l-istihsan (Çirkin ve Güzel görülenler kitabı) şeklinde beyan olunmuştur. Daha çok günlük hayatımızda yapılması güzel, mekruh veya haram olan şeylerden bahseder.
Hazr: ( ?Äy) Lügatte men ve habs demektir. Şer’an, kullanılması yasak olan şeyler demek olup mahzur manasınadır. ( ?ìÄzß) iseMubahın zıttıdır.
İbahe: mubah kılmak, yani: Bir şeyin yapılmasını da yapılmamasını da caiz görmektir. Bir şeyin yapılmasına verilen izin, ibahedir. Şer’an Mubah1: Sevaba ve azaba müstahak olmaksızın mükelleflerin yapmasıyla terk etmesi arasında muhayyer bırakıldığı şeydir. Ancak mubahında kolay bir hesap ile hesabı vardır. 2
İstihsan: Lügatte bir şeyi güzel saymak, güzel sanmaktır. Usulü fıkıh ıstılahınca : “Zahiren kıyası bırakıp nasın ihtiyacına daha muvafık olanı almaktır.” Diğer bir tabir ile: “Kolaylık için güç olanı terk etmek, herkesin müptela olduğu şeylerde – bir şer-i müsaadeye metni- suhulet tarafını arayıp iltizam eylemek” demektir. Burada istihsandan maksat, pek lüzumlu, pek güzel bir kısım dini meseleleri beyandan ibarettir. Dinimizin güzel gördüğü, mÜstahap saydığı şeylerden her birine “Müstahsen” denir. Hilafına da “gayri müstahsen” denir.
Kerahiyet, lügatte: zahmet, meşakkat, şiddet ve bir şeyi fena görmek manasınadır. Şer’an “Terk edilmesi evla olan bir şeyin terk edilmeyip yapılması” demektir ki buna “kerahet” de denir.yapılan fiile de mekruh denir.