Ehli
eşeğin eti ve sütü mekruhtur (tahrimen). Yabani eşeğin eti ve sütü helâldir.
Musannif ehlî eşek için haram dememiştir. Çünkü İmam-ı Malik (r.a)’ın
hilafı vardır. İmam-ı Azam indinde atın eti de sütü de mekruhtur. İmâm-ı
Ebu Yusuf ve Muhammed’e göre ise helaldir. Bazıları keraheti tenzihiye ile
mekruhtur dediler. Devenin sidiği haramdır.[1]
Hanefi mezhebine göre; müfta bih kavle göre at eti yemek tenzihen mekruhtur.[2]
Başkasına saldırıp azı dişleriyle parçalayan hayvanlar; kurt,
kaplan, aslan, pars, tilki, sırtlan, ayı, sansar, maymun, çakal, fenek,
samur, sincap, gelincik, arap tavşanı, fil, domuz, köpek ve kedinin yenilmesi
haramdır. Domuzun her şeyi
necistir. Arap tavşanı denilen hayvan ile sırtlan eimme-i selase’ye göre
yenilebilir. Zürafa Şafiilere göre haram, Hanefi, Maliki ve Hanbelilere göre
helâldir. Yılan, fare, kertenkele, kaplumbağa (ister karada yaşayan
ister suda yaşayan olsun) gibi hayvanları ve kendisinde kan olmayan arı,
karasinek, sivrisinek, pire, bit,
kene ve diğer bütün böcek ve kurtçukları yemek haramdır. Şafi ve
Malikilere göre tilki, samur, sincap, fenek ve kirpinin yenilmesi helâl olur.
Pençesiyle avlanan yırtıcı kuşlar; doğan, şahin, kartal, tavşancıl,
atmaca, akbaba, kuzgun, çaylak ve alaca kargayı yemek de haramdır. Ziraat
kargasını yemek ise helâldir. Çavuş kuşunu yemek mekruhtur. Yarasa da
ihtilâf vardır. Şafii ve Hanbelilere göre çavuşkuşu, kırlangıç, baykuş,
yarasa ve saksağanı yemek haramdır. Şafiilere göre papağan ve tavus kuşunu
yemek de helâl değildir.[3]
Gurerulefkâr isimli kitapta “Biz Hanefilere göre kırlangıç ve baykuş
yenilir. Çavuşkuşu ve göçka kuşunu yemek
mekruhtur. Yarasada ihtilâf vardır.
Üveyik, saksağan, leylek, ve angıt kuşunu yemek her ne kadar fil asıl helal
ise de, insanlar bunları yiyenlere afet isabet eder diye bildiklerinden kaçınmak
uygun olur. Yemek mustehap değildir”[4]
Saksağan, kumru, bülbül, keklik kuşlarının etleri esasen helâl olduğu
halde, bunların etlerini yiyenlere bir
afet isabet edeceğine dair insanlar arasında bir kanaat hasıl olduğundan
bunları yemek güzel görülmemiştir.[5]
Biz
Hanefilere göre suda yaşayan hayvanlardan sadece balık helâl olup diğerleri
haramdır. Tafi denilen suda kendi kendine ölüp karnı yukarı gelen balık
yenmez. Şafiilere göre suda yaşayanlar tafi dahil yenir.[6]
Malikiler de suda yaşayanların tamamı yenilir dedi ve hiçbir şey istisna
etmedi. Çekirge dört mezhebe göre de yenilir.[7]
Celâle denilen devamlı necaset yiyen hayvanı yemek, sütünü içmek
ve bu haliyle satmak ve hibe etmek mekruhtur. Eğer devamlı necaset yemez,
bazen necaset bazen de temiz yiyecek yerde eti ve sütü kokmazsa mekruh olmaz.
Eğer yediği sırf necaset olursa; Tavuk üç gün, koyun dört gün, deve ve sığır
hayvanı yirmi gün haps olunur, muhtar olan budur. İmâm-ı Serahsi “Hepsi için
bir zaman takdir olunmaz kerih koku zail oluncaya kadar hapis olunur”[8] dedi. Celâle deve olursa
kırk gün, sığır olursa yirmi gün, koyun olursa on gün, tavuk olursa üç
gün ve serçe olursa bir gün haps olunup öyle kesilir.[9]
Zahirurrivaye de celâlenin hapsi için takdir olunmuş bir zaman yoktur.[10]
Fukaha “Mahalle tavuğunu hapsetmeden yemekte beis yoktur, çünkü bu sadece
necaset yemez temiz yiyeceklerde yer, kesilince eti kokmaz. Üç gün hapsedilip
sonra kesileceği hususunda ki rivayet şart olarak değil de iyice temiz olsun
içindir.”[11] dedi. Domuz, köpek ve eşek
sütüyle büyüyen oğlak ve kuzu da celâle hükmündedir.[12]
Bir hayvana şarap içirilip hemen kesilse eti yenir lakin mekruh olur.[13]
Kesilmeden
ölen hayvanın yenilmesi caiz olmadığı gibi keserken kasten besmele terk
edilerek kesilen hayvanda yenilmez. Besmeleyi unutarak keserse yenilir. İmam-ı
Şafii (kesen kesmeye ehil olduktan sonra) kasten terk etse de yenilir dedi. İmam-ı
Malik ise ister kasten ister unutarak olsun yenilmez dedi. Avcının ava silah
atarken veya köpeği gönderirken besmeleyi terk etmeside böyledir.[14]
Bir hükümdar veya hürmet ve ta’zim edilen biri geldiğinde onun için
kesilen hayvan ister besmele ile kesilsin Allah’ dan gayrisi için kesildiğinden
yenilmesi haram olur. Misafire ikram için kesilen haram olmaz. İkisi arasındaki
fark: Eğer gelen kişiye ikram edip yedirmek için besmele ile kesilirse yenir.
Burada kesim Allah için menfaat misafir içindir. Eğer gelen kişi için
kesilen hayvan ona yedirmek için kesilmemiş olup başkasına verilirse işte o
zaman ona tazim için kesilmiş olup yenilmez haram olur. Bu niyetle kesen kâfir
olur mu bunda ihtilaf olundu. Münye isimli kitabın av bahsinde “Bu mekruh
(tahrimen) olup küfür olmaz. Çünkü biz bir Müslüman Allah’tan gayriye
kurban keser diye süizan etmeyiz”[15] denilmiştir.
Canlı
hayvandan kopan uzuv (balık ve çekirge hariç), akan kan, erkeklik uzvu,
yumurtalıklar, dişi hayvanların ferci, mesane, öd kesesi bezenin (ur)
yenilmesi haramdır. Kesilen hayvanın karnından çıkan ölü hayvanda
yenilmez.[16]