SÜNNETE TABİ OLMAK
Bu bakımdan insanlık huzur istiyorsa,bunalım
ve perişanlıktan kurtulmak istiyorsa Allah Resulünün uyarısına ,sünnetine
ve davetine koşmak milimetrik bir şaşma göstermeden onun yolunu bulmak ve
onun gibi yaşamaya çalışmak zorundadır.
C.Hak Kuran’ı Kerim’de Allah Resulünü
şöyle takdim ediyor:Ey Peygamber,şüphesiz biz seni bir Şahit,bir müjdeci
ve bir uyarıcı ve Allah’a,onun izni ile bir davetçi ve nur saçan bir
kandil olarak gönderdik.
Yine hakkında C.Hakkın =Hiç şüphesiz büyük bir ahlak üzerindesin sen =buyurduğu Allah Resulü şerefli dinimiz İslam ın üstün ahlak ve fazilet değerlerinin bütünü ile şahsında toplamıştır.O bir ahlak ve fazilet abidesi idi.
Sevgi, şefkat ve merhamet onun hayatında bir
güneş gibi parladı.O herkesi sever, büyük-küçük zengin fakir herkese şefkat
ve merhamet gösterirdi.Zaman gelir çocukların arasına karışır,oyunlarına
iştirak eder ve onlara güler yüz gösterir,latife ederdi.
Allah Resulünün sevgi ve merhamet gölgesi altında büyüyen H.Z.
ENES şöyle anlatıyor = On sene Efendimize hizmet ettim bana
bir defa olsun(Kızıp ta)öf bile demedi.=
“Resulullah biz çocukların arasına karışırdı
.Hatta kuşu olan küçük kardeşime :Ey Ebu Umayr , nugayr (yani kuşcağız)ne
oldu, güler yüzle latife ederdi”.
Efendimizin yemesi içmesi sade olduğu gibi
hayatı da sade idi.İslam devletinin başkanı olduğu halde onun hayatına lüks
ve israf hiç girmemiştir.İçine hurma lifi doldurulmuş bir yastık ,kuru bir
yatak,küçük bir su kabı ve sırtında ki elbisesi onun başlıca serveti
idi.
Resulullah’ı kuru bir hasır üzerinde
yatarken gören H.Z. Ömer oturup hüngür hüngür ağlamıştı.Abdullah Bin
Mesut der ki: “Efendimiz bir hasır üzerinde uyumuştu kalkınca hasır vücudunda
iz bırakmıştı bunun üzerine:Ey Allah Resulü size bir yatak temin etsek
olmaz mı? dedik Buyurdular ki benim dünya ile ne işim var,Ben dünyada bir ağaç
altında gölgelendikten sonra bırakıp giden yolcu gibiyim.” Buyurdular.
Yine H.Z.Aişe Va. Şöyle anlatıyor:Muhammed
S.a.v.vefat edinceye kadar onun aile efradı arka arkaya iki gün arpa ekmeği
ile karnını doyurmadılar.Yine Numan Bin Bişr buyuruyor ki “günler olurdu,
Resulullah karnını doyuracak kadar hurma bile bulamazdı.H.z. Cabirin bildirdiğine
göre:Hendek kazılır ken Allah Resulü açlıktan
karnına taş bağlamışlardı.
Hakkında, habibim:Biz seni alemlere ancak
rahmet olarak gönderdik.Buyurulan efendimiz öfkelenmez,kendisine yapılan
eziyetlere ,işkencelere sabreder,öç alma hırsına kapılmazdı.Tehditlere,
olaylara,boykotlara aldırmadan Allah ın emir ve yasaklarını tebliğ ederdi.Uhud
savaşında mübarek yanağı ve dudağının yarıldığı,dişlerinin kırıldığı,nurlu
yüzünün kanlar içinde kaldığı Amcası H.Z. Hamza nın parçalanıp kanının
içildiği, Müslümanların öldüğü ,yaralandığı ve hatta ayak ve kollarının
havalarda uçtuğu bir zaman bile düşmanlarına lanet etmemiştir.Beddua
etmesi istendiğinde =Şüphesiz ben azap için değil rahmet olarak gönderildim.=
buyurmuştu.=Onu seven ve ona tabi olduğunu iddia eden müminlere düşen
vazife onun sünnetine imtisal ve sünnetlerini
ihya etmek dolayısıyla üzerlerine bol bol selatü selam okumaktır.
Gerek namaz içinde gerekse de namaz dışında
okunacak selatü selamlardan doğacak fayda bizim lehimize ve Ahiret
saadetimize vesile olacaktır.
Nitekim H.Ş. de kıyamet günü insanların
bana en yakın olanı üzerime Salatü selam edendir.Yanında anıldığım
kimse bana salat getirmezse şekavet etmiş olur. Yanında anıldığım kimse
bana salat getirmezse cennetin yolunu bulmakta hata etmiş olur,buyurmaktadırlar.
Mucize isteyene karşı huzurunda ağaçları
dize getiren, nuru Muhammed inin aksettiği taşları dize getiren Peygamberin
adı anıldığı zaman ona salatü selam okumayan kimse dünyanın en cimri ve
görgüsüz insanıdır.Zira okunacak salatü Şerif ücret istemez.Abdesti
olsada olmasa da okunabilir.
Kesinlikle ifade edelim ki hayatı baştan başa ahlak ve
fazilet örneği olan Efendimizi iyi tanımak adım adım izlemek her müminin
vazifesidir.Çünkü huzur onda, saadet onda, şeref ve kurtuluş onun yolundadır.