RAMAZANIN ARDINDAN
Muhterem Müslümanlar! Rahmet ayı Ramazanda, gücümüz yettiğince görevlerimizi
yerine getirmeye, fakirleri gözetmeye, düşkünlere yardım elimizi uzatmaya,
oruçlarımızı tutmaya, namazlarımızı kılmaya, böylece dinimizin yüce esaslarını
gönlümüze yerleştirmeye ve İslam'ın ruhuna uygun bir hayat yaşamaya çalıştık.
Allaha karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmenin ve nefsânî arzularımıza
galip gelerek, manevi bir zafer kazanmanın sevinci içerisinde eriştiğimiz
Ramazan Bayramını da yaptık.
Muhterem Müslümanlar!
Evet, bayram sona erdi ama bayramla beraber her şey bitmedi. Çünkü hayat devam
ediyor. Nefsânî arzularımız, yine harekete geçiyor. Düşkünler, yetimler,
biçareler yardım bekliyor. Öyle ise, nefsânî arzuların sınırlandırılmasını,
ibadetlerin zamanında ifâsını ihmal etmemeliyiz. Bir yandan da devamlı olarak
nefislerimizi murakabe etmeli, davranışlarımızı sürekli olarak gözden geçirmeli
ve kendimizi her zaman yenilemeliyiz. Hesap gününü hiç unutmamalıyız. Yüce
Allahın bu konudaki uyarısı, meâlen şöyledir: Ey iman edenler! Allahtan korkun
ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allahtan korkun, çünkü Allah
yaptıklarınızdan haberdardır. Allah'ı unutup da, Allahın da kendilerini
unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.1 İşte bu emri
yerine getirenler, kendilerini hesaba çekebilenlerdir. O halde, biz de zaman
zaman yaşantımızın muhasebesini yapmalıyız.
Değerli Müminler!
Geride bıraktığımız, mübarek Ramazan ayında yaptıklarımızı ve neler
kazandığımızı düşünmeliyiz. Bu ayda, kötü huylarımızdan ne kadarını terk
edebildiğimizi araştırmalı ve bu başarımızı devam ettirmeliyiz. Acaba kötü
alışkanlıklardan uzak kalabiliyor muyuz? Yoksa hala nefsimizin emrinde yaşamaya
devam mı ediyoruz? Sorularını kendimize sık sık sormalıyız.
Ramazan ve oruç konusunda kendimizi hesaba çektiğimizde, oruç tutmakla hedefe
ulaştığımızı görürsek, sevinmek hakkımızdır. Zira, bir yandan kötü arzuların
elinde esir olmaktan kurtulmuş, bir yandan da aklın ve imanın zaferine ve
Allahın rızasını kazanma gibi bir mutlu sonuca ermiş oluruz. Yok, eğer hâlâ
nefsin sözü geçiyor, hâlâ bize her istediğini yaptırabiliyorsa, o zaman yeniden
bir nefis muhasebesi yapmalıyız. Fakat umutsuzluğa katiyen düşmemeliyiz. Çünkü,
fırsatlar tamamen elden çıkmış sayılmaz. Ömrümüz var oldukça, her zaman kötü
arzuları yenme fırsatını yakalayabilmemiz mümkündür. Ancak, ölümün ne zaman
geleceği bilinmediğinden, işi uzatmamalı ve fırsatları ganimet bilmeliyiz.
Azimli ve kararlı yürümeli, Allahın lütuf ve rahmetinden yararlanmayı ihmal
etmemeliyiz.
1 Haşr,59/18-19.