KENDİMİZ İÇİN İSTEDİĞİMİZİ
BAŞKALARI İÇİN DE İSTEYELİM
Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakkın yarattığı varlıklar içinde en mükemmel varlık insandır. Bu
mükemmelliğine rağmen insan, tek başına hayatını sürdüremeyen ve mutlaka
birlikte yaşamaya muhtaç olan bir canlıdır. Yüce dinimiz toplumun huzurunu ve
mutluluğunu sağlamak için bir takım kurallar koymuştur. Bu kurallara
uyulursa huzur ve mutluluk sağlanır. Aksi takdirde huzursuzluk ve mutsuzluk hakim
olur. Bunların başında müminlerin birbirlerini sevmesi gelmektedir. Bu konuda
Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.)Müminler birbirini sevmede, birbirine yardım
etmede ve birbirine acımada bir vücudun uzuvları gibidir. (Nasıl ki) vücudun
herhangi bir uzvu acı ve ızdırap duyarsa; diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateş
yükselmesi ile aynı acıyı duyarlar buyurarak, bu hasleti güzel bir şekilde
ortaya koymuştur.
Bu güzel hasletlerden birisi de: Kendisi muhtaç olsa bile, komşusunun yardımına
koşmasıdır. Yüce Allah Müslümanları Kuranda Kardeş ilan etmiştir. O halde
Müslüman, kendisi için istediğini kardeşi için de istemek ve sevmek zorundadır.
Bu durum, Kuran-ı Kerimde şöyle açıklanmıştır: Daha önceden Medine'yi yurt
edinmiş ve gönüllerine imanı yerleştirmiş olan kimseler, kendilerine göç edip
gelenleri severler ve onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık
hissetmezler. Kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile; onları kendilerine
tercih ederler. Kim nefsinin cimrililiğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa
erenlerdir. (Haşr S. 9. Ayet)
O halde değerli Müslümanlar!
Toplum hayatında mutlu ve huzurlu yaşamak istiyorsak, yardımlaşma ve dayanışma
içerisinde hayatımızı devam ettirelim. Nefsimiz için istemediğimiz şeyleri,
başkasına da reva görmeyelim. Unutmayalım ki, hayat, sanıldığından daha kısadır
ama; bu kısa hayatta yapılabilecek iyi işler pek çoktur;ona göre hareket edelim.
Acılarımızı ve sevinçlerimizi birlikte paylaşalım. İşte o zaman hayat huzur ve
mutluluklar içinde geçecektir.
Hutbemizi bir hadis-i şerif mealiyle bitirelim: Sizden birisi kendi nefsi için
istediğini, kardeşi için de istemedikçe olgun mümin olamaz (Buhari-İman 13)