İSLAM
Muhterem Müslümanlar!
Varlıkların en mükemmeli insandır.
İnsan; sadece maddi bir yaratık değil, manevi yönü de olan bir varlıktır.
İnsanın maddi hayatını devam ettirmesi için çeşitli nimetler veren Rabbimiz,
maddi-mânevi hayatını devam ettirmesi için de kitaplar ve Peygamberler
göndermiştir.
İslâm kelimesinde; selam, sulh, sükûn, samimiyet ve bağlılık mânâları vardır.
Dinimizdeki anlamı ise; Allahın birliğini kabul etmek, ancak ona itaat etmek ve
teslim olmak, gönlü ondan başka şeylerden arındırmak ve Allahın bildirdiği dînî
esasları benimsemektir.
İslam, İlahi vahye dayanan hak dînîn adıdır(1). Yüce Kitabımız Kuranda; Size din
olarak İslâmi seçtim2buyurulmaktadır.
Bir gün Peygamber Efendimiz, ashabıyla beraber otururlarken, içeriye bir kişi
girer. Peygamberimizin yanına kadar ilerler ve önüne diz çöker. Dizlerini
Peygamberimizin dizlerine dayayarak;
-Ya Muhammed! İman nedir? diye sorar.
Peygamberimiz: İman; Allah Teâlâ'ya, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine ve
ahiret gününe (öldükten sonra dirilmeye) inanmandır, buyururlar.
Tekrar sorar, İslâm nedir?
İslâm; Allaha kulluk etmen, ona hiçbir şeyi ortak koşmamandır. Namaz kılman,
farz olan zekatını vermen ve Ramazan ayında orucunu tutmandır der.
O zat üçüncü kez, İhsan nedir? Ey Allahın Rasûlü deyince:
Peygamberimiz: İhsan; ibadet ederken Allah seni görüyor gibi ibadet etmendir.
Her ne kadar sen, ibadet ederken onu görmesen de o seni görür.2buyururlar.
Gelen kişinin kim olduğu sorulunca; Peygamberimiz O kimsenin Cebrail olduğunu ve
insanlara dinini öğretmek için geldiğini, bu dinin ise İslâm olduğunu
buyurmuşlardır.
Değerli Kardeşlerim!
Hz. Ali olgun Müslümanı şöyle tarif eder. Müslüman sözünün eri olur. Onun
tebessümü yüzünde, üzüntüsü özündedir. O hoş görür ve affeder, kendisini
herkesten aşağı tutar, kibirlenmez, kimseyi çekiştirmez, kimseye kötü söz
söylemez. Gözü yaşlıdır, desinler diye hayır yapmaz, riya ve gösteriş nedir
bilmez, kimseye kötülük etmez, susması bile ders verir, kimseyi mahcup etmek
kasdıyla soru sormaz. Sorduklarını anlamak, anladıklarını da yapmak için sorar,
kimseye iftirada bulunmaz, hilmi çoktur, ağır başlıdır, eli açıktır, hayır
söyler, kızdığı zaman bile Haktan ayrılmaz, sevdiklerinin dertleriyle dertlenir,
dostlarından gördüğü olumsuzluklara katlanır, hiç kimsenin felaketine sevinmez,
hiçbir kimse hakkında kötü söz söylemez, elbisesi tertemizdir. Güler yüzlü, temiz
özlüdür, özünde sözü, sözünde özü okunur, iyi insan, gerçek Müslüman, işte
budur.3
1 Âl-i İmran, 3/19.
2Maide:5/3
3Tac. Cilt 1, s. 24
4YALTKAYA, Ord. Prof. Dr. Şerafettin, Hatiplik ve Hutbeler, s. 156.