İBADETİN ANLAM VE ÖNEMİ
Muhterem Müslümanlar!
İbadet; bir Müslümanın Yüce Allahın varlığını, birliğini ve büyüklüğünü tasdik
etmesi, Ona teslimiyetle boyun eğmesi, Onun kulu olduğunu bilmesi ve saygı ile
Ona itaatte bulunması demektir. Öyle ise ibadet, insanın asli görevidir. İnsana
yakışan da, bu görevini yerine getirmesidir. Zaten insanın yaratılış gayesi,
Allaha kulluk etmektir. Nitekim Yüce Allah Kuran-ı Kerimde Ben cinleri ve
insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım1 buyurmaktadır. Diğer bir
ayeti kerimede de Hanginizin daha iyi amel işleyeceğini denemek için, ölümü ve
hayatı yaratan odur. O, Azizdir, Gafurdur, her şeye galiptir, çok affedendir2
buyurulmuş ve kulun, işlediği amelleriyle imtihana tabi tutulduğu
belirtilmiştir.
İbadetler, sırf Allah rızası gözetilerek yapılmalıdır. Çünkü Allahın emri olan
ibadetler, ancak samimiyetle ve ihlasla yapıldığında makbul olur ve sahibini
kötülüklerden uzaklaştırır. İnsan, yaşayabilmek için, Allahın ihsan ettiği
sayısız nimetlerden faydalanmaktadır. Allahın nimetlerinden faydalanmadan,
hayatını sürdüren hiçbir canlı varlık yoktur. Bu nimetlere şükretmek gerekir.
Allahın vermiş olduğu nimetlerin en büyük şükrü de, ibadetlerimizdir.
Aziz Müminler!
İbadetin sahası çok geniştir. Allah rızası gözetilerek yapılan her iş, bir
ibadettir. İslam, gösteriş ve riya olmadığı müddetçe, insanlığa faydalı olan her
türlü sosyal çalışmayı ibadetten saymıştır. Ancak bu güzel fiil ve davranışlar;
namaz, oruç, zekat ve hac gibi temel ibadetlerin yerine asla geçemez ve onların
sorumluluğunu düşüremez.
Muhterem Müslümanlar!
İbadet, kalpteki imanın bir alameti ve dışa yansıyan bir görüntüsüdür. İbadet
imanın gıdası, kalbin cilası; ahlak ve faziletin menbaıdır. İbadetler, kalplere
Allah sevgisini yerleştirmek, bütün kötü düşünce ve davranışlardan arındırmak
yönünden çok önemlidir. Zira Cenâb-ı Hak Kuran-ı Kerimde Sana vahyedilen kitabı
oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, hayasızlık ve kötülüklerden alıkoyar.
Allah'ı anmak, elbette ibadetlerin en büyüğüdür. Allah, yaptıklarınızı bilir3
buyurarak, ibadetin insanı kötülüklerden uzaklaştırdığını belirtmiştir.
Meselâ; günde beş vakit namaz kılmak suretiyle Allahın huzuruna duran bir insan,
Rabbini hatırlamış ve hesap gününü unutmadığını ortaya koymuş olur. Allah için
malının bir kısmını fakire zekat olarak veren bir insan, muhtacın sıkıntısını
gidermiş, onu gözetmiş, sosyal dayanışmayı sağlamış bulunur. Oruç tutan da,
nefsini islah etmiş, yoksulların durumundan haberdar olmuş olur.
Öyle ise, yaratılışımızın gayesine uygun olarak hareket edelim; verilen
nimetlere karşı en büyük şükür olan ibadetlerimizi ihlas ile yerine getirelim.
Yaptığımız her işte Allah rızasını gözetelim, haktan, adaletten, doğruluk ve
samimiyetten ayrılmayalım ki, her iki dünyada mutluluğu tadalım.
İbadetlerimizin, günahlarımızın bağışlanmasına vesile olduğunu da unutmayalım.
1 Zariyat,51/56.
2 Mülk,67/2.
3 Ankebut,29/45.