Allahü teala biz müslümanları bu aleme getirmiş, akıl vermiş ve kitap indirmek suretiyle emirlerini ve yasaklarını bildirmiştir. Bunlardan başka hükümlerini tarif, yasaklarını teşrih ve ayetlerini tefsir edecek peygamberler de göndermiştir.
Bu emirleri yerine getiren ve haram kıldığı şeylerden kaçanlara, ilahi mükafat olarak , ebedi hayatın saadetlerini ve nimetlerini toplayan cennetler vaad olunmuş; bunların aksine hareket edenlerin ise uğrayacağı İlahi bir hapishane bulunduğu haber verilmiştir.
Kur’ an-ı Kerim’ in 147 yerinde ve muhtelif lafızlarla, cennetten, 77 yerinde de cehennemden bahsedilmiştir. Cennet ve cehennem vardır, sabittir ve halen mevcuttur.
Aziz mü’ minler !
Cennetin güzelliği hayal sınırlarının dışına taşacak kadar mükemmeldir. Allah’ ü Teala orada kulları için, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşerin hatırına gelmeyen nimetler hazırlamıştır. Duvarlarının tuğlası, altın ve gümüş; harcı, misk; çakılları, inci ve yakut; toprağı zağferan olursa, içindeki nimetlerin ne derece mükemmel olduğunu anlamak kolaylaşır.
Oraya giren bahtiyarlar; sıkıntı yüzü görmez, genci kocamaz, elbisesi eskimez.
Bir Ayet’ i Kerime de şöyle buyrulmaktadır:
“(Şirkten)sakınanlara
vaad olunan cennetin sıfatı( şudur): İçinde; rengi, kokusu, hiçbir vasfı
bozulmayan sudan ırmaklar, tadına asla halel gelmeyen sütten ırmaklar, içenlere
lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır.
Orada
meyvelerin her ( çeşidi) onlarındır... “ dikensiz kiraz, meyveleri tıklım
tıklım muz ağaçları , yayılmış daimi gölgeler , daimi akan sular hep
onlarındır.”
Cennete
giren bahtiyarlarda yakışıksız davranışlar görülmez. Haset, kin ve buna
benzer şeyler, onların kalbinde yer tutmaz. Cenab’ı Hak buyuruyor ki : biz
onların göğüslerindeki kini söküp attık. Hepsi kardeşler halinde karşı
karşıya, tahtları üzerine dayanarak oturacaklardır.”
Ehli cennet; yüzü tüysüz, gözleri sürmeli ve otuz üç yaşında olarak cennete gireceklerdir.
Cennete girenler hiç çıkmayacaklar, hastalığı olmayan bir sıhhat, ölümü bulunmayan bir hayat, yaşlanması olmayan bir gençlik ile orada ebedi kalacaklardır. Allah’ ü Teala’ nın Cemal’ i İlahisini görerek şerefyap olacaklardır.
Cehennem ise , İlahi bir cezaevidir. “onun yedi kapısı ve her kapısının da onlara ayrılmış birer nasibi vardır.”
Seir,
sakar, leza, cehim, haviye ve hutame gibi isimleri bulunan cehennem; dünya ateşlerinden
altmış dokuz misli daha fazla hararete sahiptir. Bir ayet’i kerimede şöyle
buyrulmaktadır. “ Ayetlerimizi inkar ile kafir olanlar
var ya ! onları muhakkak ki
ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı tadıp durmaları için , onları
başka derilerle ( yenileyip) değiştireceğiz. Şüphesiz ki Allah mutlak
galiptir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir.”
Aziz
müminler !
Bu
ilahi beyanlar karşısında aklı selim ve kamil bir imanı olan kimselerin,
cennete ulaştıracak işlere sarılması, cehenneme götüren şeylerden şiddetle
kaçınması gerekir. Çünkü Allah’ın rızası, emirlerinde; azabı da
yasaklarında gizlidir.
Ne mutlu dünyada iken kendini cehennemden korumaya çalışıp ahirette ebedi saadete erenlere