|
Hac İle Umrenin Yasaklarına
Dair Çeşitli Meseleler
61- Bir hayvan ayağını kırmak, bir kuşun kanadını kırıp onu uçamaz hale
getirmek, bir kuşun yumurtasını kırmak, ihramda olan kimse için, o hayvanı
veya kuşu öldürmek hükmündedir.
62- Bir hayvanın tüylerini ve kıllarını kesmek veya kaçıp kurtulmasına
engel olmayacak bir şekilde bir uzvunu (organını) kesip kırmak da, onun
kıymetine getireceği noksanlık mikdarını sadaka vermeyi gerektirir. Eğer bu
şekilde hayvanın yaralanması sonunda hayvan iyileşirse, ceza vermek
gerekmez.
63- İhramda olan kimsenin avladığı hayvan kendiliğinden ölmüş olursa
yine cezayı gerektirir. Çünkü hayvanı ele geçirmesi, onu yok etme sayılır.
64- İhramda olanın av hayvanını satın alması da yasaktır. Çünkü o
hayvan, ihramda olan kimse için kıymeti bulunan bir mal sayılmaz.
Fakat ihramda bulunmayan kimsenin kendisi için veya ihramda olanın emri
bulunmaksızın onun için harem dışında avlamış olduğu hayvanın etinden
kendisi yiyebileceği gibi, ihramda olan da yiyebilir.
65- İhramda olan kimse, tavuk ve koyun gibi, yaratılış gereği olarak
kaçıp ürkmeyen evcil hayvanları kesip yiyebilir. Fakat karadaki av denilen
yabanî hayvanları kesecek olsa, onun etinden kendisi de başkaları da
yiyemez. Çünkü bu ölü (besmelesiz kesilmiş) yerindedir. Deniz kuşlarını da
avlayamaz; çünkü bunlar aslen kara hayvanıdır. Bunları öldürmek cezayı
gerektirir.
66- Harem Bölgesinde öldürülen av, İki İmam'a göre, ölü (Besmelesiz)
hükmündedir. Bunu öldüren ihramlı, onun etinden yese istiğfar etmesi
gerekir. İmam Azam'a göre, cezasını ödedikten sonra etinden yese, yediği
mikdarın kıymetini sadaka olarak vermesi gerekir.
67- Harem bölgesindeki bir avı atıp vurmak yasak olduğu gibi, Harem'de
olan kimse de Harem dışındaki bir ava atıp onu vuramaz. Bunların ikisi de
haramdır. Çünkü Harem'deki av güvence altındadır. Harem dahilinde olan kimse
de, dışandaki ava bir şey atmaktan yasaklanmıştır.
68- Mekke'nin Harem bölgesindeki av hayvanlarını avlamak, kendiliğinden
bitip yetişen yeşil otlarını koparmak, yine kendiliğinden yetişmiş yaş
ağaçları kesip koparmak yalnız ihramda olana değil, olmayana da helâl
değildir. Onun için Mekke halkından ihrama girmemişler için bunları avlamak
veya koparıp kesmek, kıymetini ödemeyi (fakirlere sadaka olarak vermeyi)
gerektirir. Bunun karşılığında muhrim (ihramda olan) gibi oruç tutmak
yeterli olmaz. Çünkü işleri yapmak, ihramda bulunmayan Mekkeli hakkında bir
boçlanmadır, keffaret değildir. İhramda olmayanın böyle bir şeye yol
gösterip yardımcı olması da günahtır. Fakat bu hareketinden dolayı kendisine
bir borç ödeme cezası gerekmez.
69- Harem bölgesinde hayvanları otlatmak ve kendiliğinden biten otları
biçmek helâl değildir. Fakat Mekke samanı denilen "İzhir" otu ile mantarları
kesip toplamakta bir sakınca yoktur.
Yine, kurumuş ağaçları kesmek, bir ağacın kırık bir dalını koparmak caiz
olduğu gibi, ekilmiş ekinleri ve sebzeleri kesip toplamak da helâldır. Aynı
zamanda insanların yetiştirdiği cinsten olup da kendiliğinden biterek
yetişen ağaçları da kesmek helâldir.
Yalnız insanların yetiştirdiği cinsten olmayıp da, kendiliğinden biten
ağaçları kesmek cezayı gerektirir. O da bu ağacın kıymetini ödemekten
ibarettir.
70-İhramda bulunan birkaç kişi, bir av hayvanını öldürecek olsa, İmam
Azam'a göre, bunlardan her birine tam bir ceza gerekir.
(İmam Şafıîye göre, hepsine yalnız bir ceza gerekir. Aynı şekilde
ihramda olmayanların Mekke'de Harem Bölgesinde öldürecekleri bir av
hayvanından dolayı da yalnız bir ceza gerekir.)
71- Bir kimsenin yapmış olduğu cinayetlerin cinsleri ve meclisleri bir
olursa, bir ceza yeterlidir. Fakat cezaların cinsleri ve işledikleri yerler
değişik olursa, ceza da ona göre çok olur.
Örnek: İhramda olan bir kimse, bir zaruret olmaksızın bir mecliste
birkaç uzvuna (organına) hoş kokulu bir şey sürse veya bir elinin veya bir
ayağının veya iki eli ile iki ayağının tırnaklarını keserse, hepsi için bir
"dem" (bir koyun kurban etmek) yeterli olur. Eğer bir elinin veya bir
ayağının iki veya üç parmağını kesse, her tırnak için fitre miktarı sadaka
vermek gerekir. Bunların kıymeti bir kurban kıymetine denk olursa, ihramda
olan kimse bundan dilediği kadar noksan bir şey sadaka verebilir.
Yine, bir elinin beş tırnağını kestikten sonra, henüz keffaret vermeden
aynı mecliste diğer elinin beş tırnağını da kesecek olsa, yine yalnız bir
dem (bir koyun kurban etmek) yeterlidir. Fakat bir mecliste veya başka başka
meclislerde ellerinin tırnaklarını kesip başını traş ettirse ve bir uzvuna
da hoş kokulu bir şey sürse, yapmış olduğu bu yasaklardan her biri için
ayrıca bir kurban gerekir. Çünkü yasakların cinsi değiştiği gibi meclis de
değişmiştir.
72- İhramda olan bir kimse, hastalık gibi bir özürden dolayı gündüzleri
bir müddet dikişli elbise giyip geceleri çıkaracak olsa, bundan dolayı ceza
olarak bir kurban yeterli olur.
Fakat bu hastalık gittikten sonra başka bir hastalıktan dolayı tekrar
böyle dikişli bir elbise giyecek olsa, bunun için de ayrıca bir kurban
gerekir.
73- İhramda bulunan bir kadının eline kına yakması kurban kesmeyi
gerektirir. Erkeklerin sakallarını kına ile boyamaları ise sadaka vermeyi
gerektirir, kurban değil.
74- Arafat'da vakfeden önce, bir insanın guslü gerektirecek şekilde ön
veya arka yönde ailesi ile yapacağı temastan dolayı hac bozulur ve ceza
olarak ertesi sene kaza etmesi gerekir. Bununla beraber bu bozulan hac da
noksan bırakılmayıp tamamlanır. Yapılan yasak işten dolayı da bir kurban
kesmek gerekir.
(İmam Şafiîye göre, bir bedene (deve veya sığır) kurban etmek gerekir.)
75- Hac için ihrama geren zevc ile zevce, Arafat'da vakfeden önce cinsel
ilişki kursalar, her ikisi de aynı şekilde cezalanırlar. Her birine bir dem
(bir koyun) kurban etmek gerekir. Ertesi yıl ihrama girdikleri zaman
biribirlerinden ayrılırlar, başka başka yollardan giderek Arafat'da durur ve
bozulan haclarını kaza ederler. Birbiriyle ilişki korkusu olunca, böyle
birbirlerinden ayrı yürümeleri mendubdur.
76- Şehvetle bakmak, öpmek ve okşamak veya iki yoldan biriyle olmaksızın
cinsel ilişki kurmak haccı bozmaz, meni gelmiş olsa bile... El ile meni
getirilmesi ceza olarak kurban kesmeyi gerektirir. Uykuda rüyalanmadan
(ihtilâmdan) dolayı bir şey gerekmez.
77- Umre için ihrama giren kimse, henüz tavafın dört şavtını (devrini)
yapmadan cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulur. Bununla beraber bu umreyi
tamamlamaya devam eder ve ceza olarak bir koyun kurban eder. Sonra da bu
bozulan umreyi bir vacib olarak kaza eder. Tavafın dört şavtından sonra
cinsel ilişkide bulunsa, umresi bozulmaz, yalnız bir kurban kesmesi gerekir.
78- İhramda olan kimsenin zarar veren karga, çaylak, akrep, yılan, fare,
sinek, karınca, pire, kene, arı, kertenkele, kelebek gibi av cinsinden
olmayan ve insanın bedeninden doğmayan böcekleri ve üzerine saldıran köpeği
ve yaratılışında eza bulunan kurt gibi herhangi yırtıcı bir hayvanı
öldürmesi bir ceza gerektirmez.
79- İhramda bulunan bir kimse, ihramdan çıkmak kasdı ile bir çok av
hayvanını vurup öldürecek olsa, yalnız bir dem (ceza olarak bir koyun
kesmek) gerekir. Çünkü bu iş, cinayet işlemek kasdı ile değil, ihrama son
verme niyetiyle yapılmıştır.
80- İhramda bulunan kimsenin yanındaki kafeste olan kuşu veya evinde
olan bir av hayvanını salıvermesi gerekmez. Çünkü bu durum, av hayvanına
saldırı sayılmaz.
(İmam Şafiîye göre, böyle hayvanları salıvermek gerekir. Çünkü avı
mülkte tutmak, ona saldırı demektir.)
|