VÂCİB:
Vacib: Dinimizde yapılması kesinlik derecesinde bir delil ile sabit olmayan ve yine kuvvetli bir delil ile sabit görülen şeydir. Vitir ve bayram namazları gibi...
Vaciblerin yapılmasında sevab vardır. Terk edilmeleri de azabı gerektirir. Vacibin inkar edilmesi bid'attır ve günahtır. Bunlar, vaciblerin hükmüdür. "Vecibe" sözü, bazen farz yerinde ve bazan da vacib yerinde kullanılır. Çoğulu "Vecaib"dir.
Subûtu kat'î ve delâleti zannî nasslarla beyan
buyurulan tekliflere vacib denir. Meselâ her namazda Fatiha sûresi'nin okunacağı
Resûl-i Ekrem (sav)'den kat'i olarak rivayet edilmiştir. Dolayısıyle sübûtu
kat'idir. Ancak "Kur'an-ı Kerim'den kolayınıza geleni okuyunuz" emr-i
ilâhisi, hem fatiha sûresi'ni, hem de diğer sûreleri içine aldığı için
zannîdir. Vâcib bazen farz manasına da kullanılır.(28) "Namaz İslâmi
bir vecîbedir" cümlesinde, vecîbe farz manasınadır. Resûl-i Ekrem
(sav): "Kim ki kurban kesmeye malî kudreti yerinde olur da kesmezse, o
kimse namazgâhımıza sakın yaklaşmasın"(29) emrini vermiştir.
Buradaki tehdit, kurban kesmenin vacib olduğuna delâlet eder. Dolayısıyle
kurban kesmek vacibtir.(30) Yatsı namazından sonra edâ edilen
"Vitir" namazı için de durum aynıdır. Farz ile vacib arasındaki
en önemli fark; farzın inkârının küfür oluşu, vacib'in inkârının ise
küfür olmayışıdır. Ancak vacibi inkâr eden; bid'at ve dalâlet ehlidir.
(28) İbn-i Hümam - A.g.e. C: 2, Sh: 52-53. Ayrıca Sahih-i Müslim - İst: 1401, Çağrı Yay. K. Sitte Serisi C: 1, Sh: 759, İmam-ı Serahsi - El Mebsut - Beyrut: ty C: 3, Sh: 64.
(29) Şeyh Nizamüddin ve heyet - El Feteva-ı Hindiyye - Beyrut: 1400, C:
1, Sh: 197. Ayrıca İmam-ı Merginani - El Hidaye şerhû Bidayetü'l Mübtedi
- Kahire: 1965, C: 1, Sh: 119, İbn-i Hümam - A.g.e. C: 2, Sh: 52, İmam-ı
Serahsi - A.g.e. C: 3, Sh: 64.
(30)
Maalesef; kat'i nasslara rağmen bazı çevreler "Hilal'in gözlenmesinden"
rahatsız olmakta ve bu hususta titiz davranan mü'minleri; "Fitne çıkarmakla"
suçlamaktadırlar. Allahû Teâla (cc) firaset nasiyb buyursun.