SÜNNET:

Resûl-i Ekrem (sav)'den sadır olan, söz, fiil ve takrire sünnet denir.(31) Allahû Teâla (cc) muhkem ayetleriyle Resûl-i Ekrem (sav)'e itaat etmemizi farz kılmıştır. Resûl-i Ekrem (sav)'in kavlî ve fiillî olarak sabit olan; ancak farz veya vacib olmayan hükümler "Sünnet" ıstılâhı ile izah olunur. Sünnet: biri "Sünnet-i Hüdâ", diğeri "Sünnet-i Zevaid" olmak üzere iki kısımdır.(32) Sünnet-i hüda'nın terki isâet ve kerahet icap eder: Cemaat, ezan, ikamet ve emsali bunlardandır. Sünnet-i Zevaid'in terki ise; isâet ve kerahet icab etmez. Resûl-i Ekrem (sav)'in giyiminde, oturmasında, kalkmasında takip buyurduğu hatt-ı hareket gibi!.. Sünnet-i Hüdâ'ya aynı zamanda "Sünnet-i Müekkede" (Te'kid edilmiş, kuvvetli) adı da verilir. Sabah, akşam ve öğle vakitlerinde edâ edilen sünnet namazlar gibi!.. Sünnet-i Zevaid'e, aynı zamanda "Sünnet-i gayr-i müekkede" (Te'kid edilmemiş sünnet) denilir. Resûl-i Ekrem (sav)'in devamlı olarak değil de, bazen işlediği ibadetler bu sınıfa dahildir. Yatsı ve ikindi namazından önce kılınan sünnet namazlar gibi!..

Sünnetin Hükmü: 

Sünnet-i müekkedenin yapılmasında büyük sevaplar vardır. Kasden veya tenbellikle terkedilmesinde Cehennem azâbı yoksa da, şefâatten mahrumiyet gibi büyük bir kayıp ve ziyan söz konusudur. Böyle kimseler Resûlüllah tarafından kınanıp levmedilmeye de müstehak olurlar. Bu sünnetlerin değiştirilmesi veya inkârı ise bid'attır, dalâlettir.

Sünnet-i gayr-ı müekkedenin yapılması da pek güzel ve sevablıdır. Yemek, içmek, giyinmek, v.s. gibi günlük fıtrî hareket ve muameleler, sünnete ittiba' yoluyla, ibadet hükmüne geçerler. İşlenmesi âdet olan fiiller, şefâate vesile hâline gelirler.

 


 

(31) İmam-ı Merginani - A.g.e. C: 1, Sh: 121.
(32) Şeyh Nizamüddin ve heyet - A.g.e. C: 1, Sh: 197-198.